Gras nedir, Gras ne demek

Gras; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Uzun süre kullanılmış ve herhangi bir olumsuz etkiye neden olmamış ancak formal toksisite testleri yapılmamış gıda katkı maddelerinin statüsünü belirten akronim.

Teknik terim anlamı:

Genel olarak güvenilir olduğu kabul edilen.

Gras ile ilgili Cümleler

  • Ontario Sansür Kurulu 1980'de Günter Grass'tan uyarlanmış "Teneke Trampet" filmini yasakladı ama medya bu yasağı saçma buldu ve hatta Canadian Broadcasting Corporation (CBC) sorun yaratan görüntüleri o gece ülke çapında ulusal haberlerde gösterdi.
  • Nobuhiko Takada, Hikson Grasy'e karşı kaybetmişti.

Gras anlamı, kısaca tanımı

Grasilis : İnce, zarif, zayıf, narin

Muskulus grasilis : Uyluk kemiğinin ortasında derinin altında seyreden kas.

Nükleus grasilis : Soğanilikte bulunan funiculus gracilis'in sonlandığı çekirdek.

Tuberkulum nuklei grasilis : Nucleus gracilis üzerindeki uzunlamasıına kabartı.

Gıda katkı maddeleri : Tek başına gıda maddesi olarak kullanılmayan ve gıdanın tipik bir bileşeni olmayan, gıda maddelerine dayanıklılık, çekicilik, kıvam, tat veya hazırlama kolaylığı sağlamak için katılan maddeler.

Kullanılmış : Az veya çok bir zaman için başkasının malı olmuş, yeni olmayan, müstamel.

 

Güvenilir : Güven duygusu veren, güvenilen, itimatlı.

Toksisite : Zehirlilik. Zehirlilik, zehirleme yeteneği, zehir etkisi gösterme derecesi.

Belirten : Tamlayan.

Olmamış : Olgunlaşmamış, ham.

Olumsuz : Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif. Onaylamayan, kabul etmeyen, aleyhte olan. Davranışları beğenilmeyen, yıkıcı düşünceleri olan, zararlı, menfi. Olumsuzluk anlatan (kelime, cümle), menfi. Bir şeyi inkâr eden, inkâr veya ret özelliği taşıyan.

Akronim : Kısma ad.

Yapılma : Yapılmak işi. Yapılmış.

Formal : Baş örtüsünün arkadan bağlanışı.

Katkı : Bir işin yapılmasına, gerçekleşmesine emek, bilgi, para vb. ile katılma, yardım. Düğün günü davetlilerin öğleye kadar gönderdikleri armağan. Bir şeye katılan başka bir madde. Metal ve alaşımların hazırlanması sırasında içlerine katılan değişik nitelikteki maddeler.

Statü : Bir kimsenin, bir kurum veya bir toplum içindeki durumu. Tüzük. Kadro bakımından bağlı olduğu durum, pozisyon. Heykel.

Akron : Uç, uzantı.

Kabul : Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma. Akseptans. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama. Bir yere alınma. Sunulan bir şeyi, armağanı alma.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

 

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Diğer dillerde Gras anlamı nedir?

İngilizce'de Gras ne demek ? : generally recognized as safe, gras, generally regarded as safe