Grillers türkçesi Grillers nedir

Grillers ingilizcede ne demek, Grillers nerede nasıl kullanılır?

Griller : Izgara.

Aperture grille : (trinitron monitörlerde) ekran ve elektron tabancaları arasında katot ışın tüpünün içinde bulunan bir dizi dikey metal teller (elektron tabancaları tarafından yayılan ışınlarını yönlendirme ve filtreden geçirme görevi vardır). Açıklık ızgarası. Renk ızgarası. En yeni renkli almaçlarda, eleğin yerini alan, 60 cm'lik görüntülük için düşey sıralanmış 650 telden oluşan ızgara. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Radiator grille : Radyatör ızgarası.

Grille : Kadran. Koruyucu ekran. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kafes. Ön panjur. Radyatör ızgarası. Parmaklık. Şifre ızgarası. Izgara. Renk ızgarası.

Grilled : Izgara. Parmaklıklı. Izgara yapılmış. Izgarada pişirilmiş. Kızarmış. Izgarada pişmiş. Kafesli.

Grill : Sorguya çekmek. Havanın odaya üflendiği ağız. Üfleme ızgarası. İşkence etmek. Parmaklık. Sıkıştırmak. Kızartmak. Emme ızgarası. Izgarada pişirmek. Izgara.

Grilling : Sıkıştırma. Izgaralama. Izgara. Sorgu. Sorguya çekme.

Bbq grill : Barbekü ızgarası. Üzerinde et kızartılan taşınabilir ocak.

Radiator grill : Radyatör panjuru. Taşıtların önünde bulunan, motor soğutma havasının girdiği bölüm. Soğutmaç perdesi. Radyatör ızgarası. Radyatör kafesi.

 

Grilles : Izgara. Parmaklık. Kafes.

İngilizce Grillers Türkçe anlamı, Grillers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grillers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grids : Şebeke. Haritayı karelere bölme sistemi. Kılavuzlar. Sistem. Parmaklık.

Gridirons : Futbol sahası (amerikan ingilizcesi). Havuzda gemi desteği. Çekme kızağı. Çekme ızgarası. Sistem. Demir ızgara. Şebeke.

Lattice : Bir buzsul içinde özdeciklerin, öğeciklerin, üşerlerin titreşime başladıkları ortalama yerlemlerinin oluşturduğu düzenli ağ. çoktürel tepkileşmlikte bölünebilir ve bölünemez özdeklerin düzenli dizilmesiyle oluşan örnekçe. Örü. Kafes ile kaplamak. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kafesle çevirmek. Çapraz. Pencere kafesi. Örgü. Kafes. Bir örütü oluşturan atom, yükün ya da moleküllerin üç boyutlu ve dönemli olarak dizilişi.

Broiled : Izgarada pişirilmiş. Izgarada pişmiş. Yanmak. Çok sıcak olmak. Izgarada kızartmak. Kavrulmak. Izgara yapmak.

Broilers : Etlik piliç. Çok sıcak gün. Et tavuğu. Izgaralık piliç. Kavgacı tip. Hızlı büyüme ve kas yapısı için geliştirilmiş kanatlı ırkları. Piliç. Tava.

Grid : Parmaklık. Bir x ışını tüpünde, anotla katot arasına yerleştirilen ve elektron akısını yönlendiren elektrot. Sahnenin mazgala benzeyen, makaralar için düşünülmüş, birbirlerini 90 derecelik açılarla kaleden demir çubuklu tavanı. sahne ızgarası. Renk ızgarası. Izgara (elektrik). Elektron mikroskobunda incelenmek üzere ültramikrotomda alınan ince kesitlerin (200-1000 angstrom) üzerine konduğu bakır, alüminyum, nikel vb. gibi maddelerden yapılmış ızgara. grit. Dekor parçalarının ya da ışıldakların asıldığı çubuk askı palangalarının, birbirine koşut çelik bağlantıların ya da rayların bulunduğu yer. Sistem. Haritayı karelere bölme sistemi.

 

Grillage : Izgara sistem. Kafes. Griyaj. Temel ızgarası. Çapraz çizgiler oluşturan parmaklıklar ağı. Yükü daha geniş alan üzerine yaymak ve desteklemek için beton temel içine yerleştirilmiş nervürlü çelik ızgarası. Yumuşak zemine yapılan inşaat temeli olarak kurulan kirişler veya çelikten oluşan ağ. Ağ dizge.

Fire bar : Izgara çubuğu.

Opening : Genişlik derecesi. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının açıklık bakımından gösterdiği özellik: a ve e ünlülerinin genişlik dereceleri o ve ö, ı ve i ünlülerinden daha fazladır. bir dil sesinin özellikle bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: alfabe/alfābe, ayar/āyar, bayan/bāyan, yarın/yārın, dünya/dünyā, gafil/gāfil, marul/mārul, sevda/sevdā vb. burada ünlülerin kısa veya uzun söylenişlerinde, uzunluktan çok ağız açıklığı söz konusudur. Açıklık derecesi. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının genişlik durumu bakımından taşıdığı özellik a, e, o, ö, ünlüleri ile ı, i, u, ü ünlüleri açıklık dereceleri birbirinden farklı olan ünlülerdir. bk. genişlik derecesi || bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: ayar/ayar, bayan /bayan, yarın / yarın, dünya / dünya, gafil / gafil, marul / marul, sevda / sevda vb. Ünlülerin oluşmasında iki çene arasındaki açıklık, ünlülerin oluşma koşulları bakımından taşıdıkları açık olma özelliği. ünlüleri açıklık bakımından a, e, o, ö, u, ü, ı, i biçiminde sıralamak mümkündür; a ve e ünlüleri açıklık bakımından ı ve i ünlüleri ile aynı sıraya konamaz. bk. ve krş. genişleme, ünlü genişlemesi. Açıklık.

Cooked : Aşırı açındırmaya uğramış film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aşırı açındırılmış. Pişmiş. Pişirilmiş. Pişmek. Isıtarak hazırlanmış.

Grillers synonyms : gratings, grill, barbecue, grate, broil, broiler, wicket, stump, control grid, gridiron, broils, grating.

Grillers zıt anlamlı kelimeler, Grillers kelime anlamı

Raw : Müstehcen. Deneyimsiz. Hassas nokta. Saf. Hassas. Toy. Açık saçık. Sıyrık. Olmamış.