Hünnap nedir, Hünnap ne demek

Hünnap; bir bitki bilimi terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Hünnapgillerden, yenilen meyvesi için özellikle Batı ve Güney Anadolu'da yetiştirilen dikenli bir ağaç, çiğde (Zizyphus jujuba)
  • Bu bitkinin meyvesi.

"Hünnap" ile ilgili cümleler

  • "Küçük bahçede acı badem, ayva, nar, hünnap ağaçları görürüm." - S. F. Abasıyanık

Biyoloji'deki anlamı:

Cehrigiller (Rhamnaceae) familyasından, yaprakları almaşlı dizilişte, çiçekleri sarı, koyu kırmızı ya da siyah renkli eriksi tipte meyveleri olan ve yenen, 5-10 m kadar boyda, ülkemizin Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde kültürü yapılmış olan bir tür.

Hünnap hakkında bilgiler

Hünnap (Ziziphus zizyphus), cehrigiller (Rhamnaceae) ailesinden bahar aylarında hoş kokulu sarı renkli çiçekler açan dikenli bir ağaç türü.

Sert çekirdekli, iri zeytin biçiminde ve büyüklüğündedir. İlk başlarda yeşil iken olgunlaştıkça kırmızıya ve siyah-mor renge döner. En dış çeperi derimsi ve ince, pulpası (yumuşak kısım) kopartıldığında elmadaki gibi sert ve beyaza yakındır. Ancak birkaç saat içinde sarılaşır ve yumuşar. Birkaç gün içinde kabuğu da buruşur. Pulpa, tatlı lezzetlidir. Bahçelerde yetiştirildiği gibi yabanî olarak da bulunur.

100 gramında 79 kcal olan hünnapın, vitamin dağılımı ise, %5 A Vitamini, % 17 B Vitamini türevleri ve % 83 C Vitamini şeklindedir. Ayrıca, Potasyum, Demir, Manganez, Magnezyum, Fosfor, Kalsiyum, Çinko ve Sodyum mineralleri açısından zengindir.

 

Kuzey Afrika ve Suriye’den Hindistan'a ve Çin'e yayıldığı düşünülmektedir. Ağaç birçok iklime uyum sağlamakla birlikte, iyi meyve vermesi için sıcak yazlara ihtiyaç duymaktadır. Marmara, Batı ve Güney Anadolu’da bulunmaktadır. Karadeniz'de Çoruh Vadisi havzasında, Manisa'nın Demirci ilçesinde ve yaygın olarak Denizli'nin Çivril ilçesine bağlı Gümüşsu kasabasında bulunmaktadır ve değişik türleri görülmektedir

Hünnap kısaca anlamı, tanımı:

Meyve : Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş. Ürün, sonuç, kâr.

Batı : Bulunulan yere göre güneşin battığı yönde olan bölge, garp. Yeryüzündeki başlıca dört yönden güneşin battığı yön, gün batısı, günindi, garp, mağrip, doğu karşıtı. Güneşin 22 Mart'ta ve 23 Eylül'de battığı nokta. Güneşin battığı yöndeki ülkeler bölgesi, Garp, Doğu karşıtı. Siyasal anlamda Avrupa ve Kuzey Amerika.

Güney : Solunu doğuya, sağını batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, cenup, kuzey karşıtı. Lodos. Güneş gören yer. Denizli iline bağlı ilçelerden biri.

 

Anadolu : Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Rum.

Dikenli : Dikenli olan. Zor, çetin, sıkıntı veya üzüntü veren. Dikeni olan bitkilerin bulunduğu (yer).

Ağaç : Tahta, kereste. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki.

Hünnapgiller : Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, örneği hünnap olan ve sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası.

Çiğde : Hünnap. Bu ağacın kırmızı kabuklu, sert çekirdekli, iri zeytin biçiminde ve büyüklüğünde, güzün olgunlaşan yemişi.

Bitkin : Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın, dermansız.

Aile : Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü.

Bahar : Baharat. İlkbahar. Gençlik dönemi. Bu mevsimde ağaçlarda açan çiçekler ve yapraklar.

Kokulu : Kokusu olan.

Renkli : Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse). Neşeli, canlı, ilgi çekici. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan.

Çiçek : Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü.

Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.

Diğer dillerde Hünnap anlamı nedir?

İngilizce'de Hünnap ne demek? : n. jujube

Fransızca'da Hünnap : jujube [le]