Haban nedir, Haban ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
İşsiz, başıboş, serseri.
Budala.
Bakımsız, körelmiş bağ.
Tulum biçiminde çıkarılan deri kurutularak yapılan azık torbası, su tulumu.
Haban anlamı, tanımı
Haba : Abla. Çözgüsü kıl, atkısı yün ipliğinden dokunan kilim. Keçi kılından dokunmuş, çadır yapmaya yarayan dokuma. Çözgüsü ve atkısı kendir ipliğinden olan çuval. Kaba kumaş. Yün yağmurluk. Palto, aba. Siyah yünden dokunmuş, önü kaytanlı, cepkenimsi kısa erkek ceketi. Haber. Yünden örülmüş ceket. Kilim. Aba, yünden dokunmuş kumaş. Aba, kalın dokunmuş kumaş. Siyah eteklik üzerine giyilen kollu kadın yeleği. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta). Palto. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta). iki parçadan yapılmış kıl kilim. (Kızılhisar Acıpayam Denizli)
Habane : [Bakınız: habene]. Bardak. Testi.
Habanera : Çok kıvrak bir Küba dansı. Bu dansın müziği.
Bakımsız : Özen gösterilmemiş, bakılmamış.
Başıboş : Bir şeye veya kimseye bağlı olmayan. (başı'boş) Kendi isteğine göre, hiçbir etki altında kalmadan. (başı'boş) Yönetimsiz, baskısız, denetimsiz bir biçimde. Bağlanmamış, serbest bırakılmış.
Serseri : Belli bir işi ve yeri olmayan, başıboş (kimse), hayta. Amaçsız. Tutarsız, beğenilmeyen davranışları olan (kimse). Belli bir hedefi olmayan, belli bir hedefe atılmamış olan, rastlantıyla gelen (kurşun, mayın vb.).
Budala : Zekâca geri olan (kimse), alık. Ahmak, bön. Bir şeye aşırı düşkün.
Kurutu : Cimri.
Serser : Çivi.
Torba : Genellikle pamuk ve kıldan dokunmuş, türlü boy ve biçimde, ağzı büzülüp bağlanabilen araç. Er bezi, husye, testis. Vücutta meydana gelen şişlik. Genellikle plastikten veya kâğıttan yapılmış, içine öteberi koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte olabilen taşıma gereci, poşet.
Tulum : Bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanılan, önü yarılmadan bütün olarak yüzülmüş hayvan derisi. Göğüs ve pantolon bölümü bitişik giysi. Gövdesi bu deriden yapılmış üflemeli çalgı, gayda. Şişman, tombul. Tüp.
İşsiz : İşi olmayan. Cari ücret düzeyinde çalışma istek ve yeteneğine sahip olmasına rağmen iş bulamayan kişi.
Kurut : Kurutulmuş süt ürünü.
Bakım : Bakma işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.
Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.
Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
Azık : Gereken yiyecek ve içecek şeyler, nevale.
Köre : Karınca yuvası. Demirci körüğünün, kömürlerin yandığı bölüme açılan deliği. Tahıllarda görülen sürme hastalığı. Karınca kümesi. Kuru egzama, temriye. Yuva: Karınca köresi. Üzüm türü.
Bakı : Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu. Denetleme. Fal.
Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.
Diğer dillerde Haar tümlevi anlamı nedir?
İngilizce'de Haar tümlevi ne demek ? : haar integral

Bu kısımda Haban nedir? Haban ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Haban tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Haban hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.