Hafifletme kemeri nedir, Hafifletme kemeri ne demek

Hafifletme kemeri; Güzel Sanatlar alanında kullanılan bir kelimedir.

Güzel Sanatlar'daki anlamı:

(Mimarlık) Kapı ya da pencere üst kirişlerine binen duvar ağırlığını azaltmak için, bu kirişler üstündeki duvara örülmüş içi dolu kemer. Boşaltma kemeri de denir.

Hafifletme kemeri kısaca anlamı, tanımı

Hafifletme : Hafifletmek işi, tahfif

Hafi : Gizli, saklı.

Hafif : Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç ya da yorucu olmayan, kolay. Etkisi az olan, sert karşıtı. Önemli olmayan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan.

Keme : Büyük sıçan. Domalan.

Kemer : Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılmış olan bel bağı. İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı. Tümsekli. Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak. Emniyet kemeri. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Burdur iline bağlı ilçelerden biri. Kemiklerden oluşmuş tümsekli tavan. Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı. Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü.

 

Mimarlık : Mimar olma durumu, mimarın işi ve mesleği. Belirli ölçü ve kurallara göre yapılar yapma sanatı, mimari.

Boşaltma : Boşaltmak işi.

Azaltmak : Az denecek bir miktara indirmek. Eskisinden az bir duruma getirmek. Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek.

Azaltma : Azaltmak işi.

Üstünde : Üstündeki, karşılığı üs'ta.

Pencere : Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık.

Pencer : Sebze. Pancar.

Mimar : Yapıların planını yapıp bunların gerçekleşmesini sağlayan kimse.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Kiriş : Bazı telli müzik araçlarında kullanılan, hayvan bağırsaklarından yapılmış olan tel. Kasların uçlarında bulunan, kasları kemiklere ve başka organlara bağlayan beyazımsı kordon, tendon. Bir eğrinin iki noktasını birleştiren doğru parçası. Ok atılan yayın iki ucu arasındaki esnek bağ. Yapılarda dört köşe kalın keresteden, demirden veya betonarmeden yapılmış yatay destek parçası.

Duvar : Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.

 

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

Bine : Kapıların, pencerelerin örtülen tarafına çakılan ve bir çıkıntı yapan çıta. Ver.

Diğer dillerde Hafifletme kemeri anlamı nedir?

Fransızca'da Hafifletme kemeri nedir ? : arc de décharge