Hafta dinlencesi nedir, Hafta dinlencesi ne demek

Hafta dinlencesi; Maliye alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Görevliyi, işçiyi dinlendirme, kişiliğine ilişkin kimi işlemlerin yapımını kolaylaştırma amacıyla haftanın belirli bir gününde çalışmayı durdurma.

Hafta dinlencesi anlamı, tanımı

Haft : Çeşme yalağı, oluk. Hayvan yemliği. Üzüm ezilen taş yalak. [Bakınız: havt]. Çeşme oluğu. Çeşmelerde hayvanların su içtiği veya üzüm ezilen havuz, karşılığı havut

Dinlence : Tatil.

Hafta : Birbiri ardınca gelen yedi günlük dönem.

Kolaylaştırma : Kolaylaştırmak işi. Üstün tutma, benimseyerek koruma, kişiye yapılacak işlemde kolaylık gösterme. Küme çözümleme yordamlarında gözlemcinin özgür tartışmalar, kendiliğindenli ilişkilerin örtük anlamlarını açığa çıkarma ve sorunları ya da ilişki düğümlenmelerini, çözümleme de üstlendiği yardım ve ayrıştırma işi.

Dinlendirme : Dinlendirmek işi.

Durdurma : Durdurmak işi.

İlişkin : İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.

Görevli : Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.

Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.

 

Belirli : Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen.

Durdur : Üveyik kuşu.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Kişili : Kişisiz fiillere karşı kişi anlatan fiil şekillerine denir.

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

Çalış : Çalma işi.

Yapım : Yapma işi, inşa, imal, konstrüksiyon. Bir filmin çevrilmesi veya bir radyo, televizyon programının hazırlanması için gerekli çalışmaların tümü ve bu çalışmaların ürünü, prodüksiyon. Özümleme. Ham maddeyi el veya makine ile işleyerek mal üretme, imal.

Kolay : Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç ve zor karşıtı. Kolaylık. Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe.

Görev : Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.

Durdu : Uzun ömürlü olması, yaşaması istenen çocuklara verilen bir isim.

Diğer dillerde Hafta dinlencesi anlamı nedir?

İngilizce'de Hafta dinlencesi ne demek ? : public holiday, week-end