Halkbilim tümgesi nedir, Halkbilim tümgesi ne demek

Halkbilim tümgesi; Halk Bilimi alanında kullanılan bir sözcüktür.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

Belirli amaçları gerçekleştirmek üzere birbirleriyle ilişki kurmuş olan ya da birbirlerinin işleyişlerini tamamlayan öğelerin oluşturduğu bir halkbilim düzeni, bk. öğe, katılgan öğe, ayrık öğe.

Halkbilim tümgesi anlamı, tanımı

Halkbilim : Belli bir ülkede yaşayan halkın kültür ürünlerini; geleneklerini, törelerini, inanışlarını, müziğini, oyunlarını, masallarını, efsanelerini, türkülerini, geleneksel tiyatrosunu, halk hekimliğini, konut yapımını, araç-gereçlerini ve benzerleri inceleyen bilim. a. bk. bölgesel budunbilim. Toplumların, halk katmanlarının tinsel ve özdeksel kültürlerini; tarihsel, toplumsal ve coğrafyasal boyutlarıyla bu boyutların birbirleriyle ilişkilerini saptayarak kaynak, evrim, yayılım, değişim, etkileşim gibi daha birçok sorunlarını kendine özgü yöntemler yardımıyla çözmeye, bu arada, bu oluşumlarla ilgili sonuç, kural, kuram ve yasaları bulmaya çalışan bilim dalı. bk. halk yaşambilimi, halk kültürbilimi, halkçizim. [Bakınız: halkbilgisi]. Halk bilgisini inceleyen bilim dalı. Bir toplulukta yaşayan kişileri, onların gelenek ve göreneklerini masal, atasözü, türkü ve benzerleri yazın ürünlerini araştırıp o toplumun yaşayış ve duygularını inceleyen bilim. (Daha kısa bir söyleyişle, bir toplumun tinsel uygarlığını ve zenginliğini inceleyen bilim dalı.)

 

Halk : Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Yaratma.

Gerçekleştirmek : Gerçek duruma getirmek, yapmak, ortaya koymak.

Gerçekleştirme : Gerçekleştirmek işi, realizasyon.

Katılgan öğe : Bağlı olduğu halkbilim tümgesi içindeki öbür öğelerle birlikte işleyen öğe. bk. halkbilim tümgesi. karşılığı ayrık öğe.

Tamamlayan : Eksik kısmı tamamlayan.

Ayrık öğe : Bağlı olduğu halkbilim birleşkesinden ayrılarak bir başkasına göç eden öğe. karşılığı katılgan öğe.

Belirli : Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen.

İşleyiş : İşleme işi.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

 

Düzeni : İki tepe arasındaki düz yerler, vadi.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Katıl : Yapılarda kullanılan dört köşe kiriş. Tahta paravana. Paravana biçiminde vestiyer. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana). Duvar içine konmuş olan ağaç kuşaklar. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana).

Tamam : Bütün, tüm. Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz. Evet. Eksiksiz. Tamamlanmış, bitmiş. Yanlış ve yalan olmayan, doğru.

Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

Ayrık : Ayrılmış. Ayrık otu. Düzgün ve uygun olmayan, çarpık. Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna. Kural dışı.

Diğer dillerde Halkbilim tümgesi anlamı nedir?

İngilizce'de Halkbilim tümgesi ne demek ? : folklore complex