Handshaking türkçesi Handshaking nedir

  • Anlaşma.
  • İki bilgisayarı bağlama yöntemi veya aralarındaki veri transferinin koordinasyonu (bilgisayar).
  • Aygıtlar arası sinyal alışverişi.
  • El sıkışma.
  • Musafaha.
  • Uyuşma.
  • Elsıkışma.
  • Tokalaşma.
  • İki kişi arasında ellerin skılması.
  • Uzlaşma.
  • Aygıtlararası sinyal alışverişi.

Handshaking ingilizcede ne demek, Handshaking nerede nasıl kullanılır?

Handshaking procedure : Tokalaşma yordamı.

Hardware handshaking : Donanımı senkronize ederek bilgisayar bağlantılarındaki bilgi aktarımını düzenleme yöntemi. Donanım alışverişi. Donanım anlaşması.

Software handshaking : Yazılım tanıması. Yazılımı eşitleyerek bilgisayar iletişiminde veri aktarımını düzenleme metodu.

Handshake : Toka. El sıkışma. İki farklı sistemin protokollerinin uyuşması. Anlaşma. El sıkma. Tokalaşmak. Öntanışma. Tokalaşma.

Handshake options : Elsıkışma seçenekleri. El sıkışma seçenekleri.

Golden handshake : Emeklilik ikramiyesi. Kıdem tazminatı. Altın tokalaşma. İşten çıkarma tazminatı. Şirket yöneticisinin şirketteki görevi sona erdiğinde kendisine yüklü bir para ödenmesi durumu.

Handshakes : El sıkışma. El sıkma. Tokalaşmak. Öntanışma. Toka. Tokalaşma. Anlaşma. İki farklı sistemin protokollerinin uyuşması.

Handshake protocol : Mutabakat protokolü. Tokalaşma protokolu. Uyuşma protokolü. Tokalaşma protokolü.

 

Handshaker : Otomatik vitesli olmayan araba. Halk karşısında gösterişli ve dostça görünen veya görünmesi gereken kişi (örnek: politikacılar).

İngilizce Handshaking Türkçe anlamı, Handshaking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Handshaking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alliance : Birleşme. Akrabalık. İttifak. Bağlılık. Kodak birliği. Sosyal birlik. Pakt. Antlaşma.

Assent : Anlaşmaya varmak. Onaylamak. Anlaşmak. Onay. Kabul. Kabul etmek. Onamak. Rıza.

Arbitrement : Tahkim. Hakem kararı. Arabulucu kararıyla halletme.

Give and take : Al gülüm ver gülüm. İmece. Karşılıklı fedakarlık. İşbirliği. Karşılıklı özveri. Karşılıklı anlayış. Elbirliği. Fikir alışverişi.

Bargain : Teklif (pol.). Pazarlık. Değiş tokuş etmek. Uyuşmak. Pazarlık etmek. Teklif. Karşılık (pol.). Anlaşmak.

Benumbedness : Hissedememe durumu. Dondurulmuş olma. Dondurulmuşluk. Uyuşukluk. Duygusuzluk. Hissizlik.

Arrangement with one : Yapılacak işlemlerde bir başkasıyla koşulların tümü üzerinde anlaşma.

Accommodation : Belirli bir uzaklıktaki bir nesneye bakmak için gözde (genellikle) kendiliğinden olan değişme. Kalacak yer. Yatakhane. Rahatlık. Yatacak yer. Uzlaştırma. Uyum. Düzen. Kolaylık. Yerleşme.

Acknowledgement : Senet. Onay. Tanıma. Onaylama. Teşekkür. Tasdik. Kabul etme. Alındılama. Teslim. Borcun kabulü.

Accord : Uymak. Uyum. Uygunluk. Uyum sağlamak. Bağdaşmak. Ahenk vermek. Uyuşturmak. Uzlaşmak. Mutabakat.

Handshaking synonyms : come to an arrangement, cohesions, astipulation, acknowledgment, agreeing, agreement, handshakes, bargains, accordancy, axes, conciliations, amicable settlement, agreements, shaking hands, anesthesia, accordance, adaptation, handclasp, alliances, arrangement, conciliation, axises, alignment, giving and taking, alignments, compromise, handclasps, handshake, cohesion, anaesthesia, convention, shake, axis.