Haral nedir, Haral ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kıldan ya da ketenden yapılmış büyük çuval.

Büyük çuval.

Büyük ve geniş buğday çuvalı.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: harar].

Haral kısaca anlamı, tanımı

Hara : Atların yetiştirildiği ve bakımlarının yapıldığı, hayvanların rahatça hareket etmelerini sağlayan alanların bulunduğu tesis. Hare

Düz haral : Bir çeşit büyük çuval.

Haralda : Herhalde anlamında kullanılır. Her hâlde.

Haralı : Olduğundan fazla gösterilen, abartılan: Velinin her sözü haralıdır. Nereli? Ahmet haralı?.

Seymen haralı : Üstün tutulan büyük bir çeşit çuval.

Harala gürele : Telaş ile.

Buğday : Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.

Harar : Çoğu kıldan dokunmuş, büyük çuval.

Keten : Ketengillerden, çiçekleri mavi renkte ve beş taç yapraklı, lifleri dokumacılıkta kullanılan bir bitki (Linumusitatissimum). Bu bitkinin liflerinden yapılmış (dokuma vb.).

Buğda : Buğday. Eski türkçe buğday: bk. ayrıca kıriyh.

Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

 

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Çuval : Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba. Bu torbanın alabileceği miktarda olan.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Geni : Sözünün eri, mert kişi. Gani. Geri.

Kete : Yağlı, mayalı veya mayasız hamurdan yapılmış olan çörek.

Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Haraç arazisi anlamı nedir?

İngilizce'de Haraç arazisi ne demek ? : tribute land