Havalanmak nedir, Havalanmak ne demek

  • Temiz hava alması sağlanmak, havası değiştirilmek.
  • Beğenilmeyen davranışlarda bulunmak
  • Yerinde oturamaz duruma gelmek.
  • Bir şey hava akımıyla yer değiştirmek.
  • Kibirli, gururlu, çalımlı davranışlarda bulunmak.
  • Yerden ayrılıp göğe yükselmek.

"Havalanmak" ile ilgili cümle

  • "Oda her gün havalanmalı."
  • "Top ileri geri her havalandıkça bar bar bağırıyorlardı." - N. Hikmet

Yerel Türkçe anlamı:

Yara cerahatlenmek, şişmek, azmak.

Havalanmak tanımı, anlamı:

Hava : Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Esinti. Çevreyi kuşatan boşluk. Keyif, âlem. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Çekicilik. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Gökyüzü. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Müzik parçalarında tür. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Tarz, üslup.

Sağlanmak : Sağlama işine konu olmak.

Havas : İleri gelenler, seçkinler. Kendilerini halktan ayrı ve üstün sayan, kendilerinde bir tür ayrıcalık gören kimseler, avam karşıtı. Duyumlar, duygular. Nitelikler, özellikler.

Değiştirilmek : Değiştirme işi yapılmak.

 

Yükselmek : Aşaması artmak. Güçlenmek, şiddetlenmek. Artmak. Yükseğe çıkmak. Fiyat, çoğalmak. Yüce duruma gelmek, yücelmek. Unvan, rütbe vb. ilerlemek.

Akım : Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.

Değiştirmek : Bir şeyi veya bir kimseyi bulunduğu yerden başka bir yere götürmek. Başka bir biçime sokmak, değişikliğe uğratmak. Birini bırakıp başkasını kullanmak. Bir şey verip yerine başka bir şey almak. Başka bir duruma, başka bir görünüme getirmek. Anlatıma yeni bir içerik vermek.

Kibirli : Kendini büyük gören, büyüklenen, gururlu.

Gururlu : Kendi kişiliğine önem veren, onurlu, mağrur. Kurumlu, çalımlı. Kibirli.

Çalımlı : Başı yüksek, yapısı dar gemi. Gösterişli, kurumlu, afralı tafralı.

Bulunmak : Herhangi bir durumda olmak. Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak.

Yerinde : Durumunda. Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde. İyi, yeterli.

Gelmek : Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Uymak. İsabet etmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Oturmaya, ziyarete gitmek. Getirmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Belli bir süre dolmak. Ulaşmak, varmak. Biriyle birlikte gitmek. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Kadar olmak. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Sonuç çıkmak. Katılmak, eklenmek. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Çıkmak, yönelmek. Akmak. Belli bir zamana ulaşmak. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Uygun düşmek. İzlemek, takip etmek. Olmak, -e uğramak. Dayanmak, tahammül etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. Görünmek, sanılmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Düşmek, rast gelmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Mal olmak.

 

Havalanmak ile ilgili Cümleler

  • Havalanmak zorundayım.
  • Havalanmak zorundayız.
  • Garip bir ses duyduğumda uçak havalanmak üzereydi.

Diğer dillerde Havalanmak anlamı nedir?

İngilizce'de Havalanmak ne demek? : v. take off, rise, lift, fly

Fransızca'da Havalanmak : s'envoler, (uçak) décoller, pointer, prendre l'air

Almanca'da Havalanmak : v. abfliegen, loskommen

Rusça'da Havalanmak : v. проветриваться, взлетать, развеваться, проветриться, взлететь