Have a crush on türkçesi Have a crush on nedir

  • Birine çarpılmak.
  • Birisine vurulmak.
  • Abayı yakmak.
  • Birisine abayı yakmak.
  • Birisine çarpılmak.
  • Deliye döndürülmek.
  • Aklı çelinmek.
  • Birine vurulmak.
  • Vurulmak.
  • Çekimine kapılmak.
  • Aşık olmak.
  • -e deli gibi aşık olmak.

Have a crush on ile ilgili cümleler

English: You have a crush on Tom, don't you?
Turkish: Tom'a aşıksın, değil mi?

English: Does Ali have a crush on Mary?
Turkish: Ali Mary'ye aşık oldu mu?

English: Ali still appears to have a crush on Mary.
Turkish: Ali hâlâ Mary'ye aşık gibi görünüyor.

English: I have a crush on Jale.
Turkish: Jale'ye aşığım.

English: Don't tell me have a crush on Tom.
Turkish: Bana Tom'a aşık olmamı söyleme.

Have a crush on ingilizcede ne demek, Have a crush on nerede nasıl kullanılır?

Have : -si olmak. Sahip olmak. Buyurmak. Olmak. Kabul etmek. Elde etmek. Zorunda olmak. Elinde bulunmak. Malik olmak. Aldatmak.

A : Atom ağırlığı. La (müzik terimi). Miktar belirtir. Herhangi bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Amperin simgesi. (herhangi) bir. En yüksek not. Bir. Argonun simgesi.

Crush : İzdiham oluşturmak. İzdiham. Ezmek. Buruşmak. Parçalanmak. Öğütmek. Kalabalık. Zulmetmek. Ufalamak. Kahretmek.

On : Olmakta olan. Giyilmiş. Makbul. Yönünde. Çakırkeyif. E doğru. İle. Açık. Hazır. Civarında.

 

Have a crush on somebody : Tutulmak. Aşık olmak.

Have a bad night : Kötü bir gece geçirmek.

Have a bad name : Adı çıkmış olmak. Kötü şöhreti olmak.

Have a baby : Bebeği olmak. Doğurmak. Çocuk sahibi olmak.

Have a bad record : Kötü tanınmak. Kötü şöhreti olmak.

İngilizce Have a crush on Türkçe anlamı, Have a crush on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have a crush on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Smiting : Cezaya çarptırmak. Rahatsız etmek. Çarpmak. Tutulmak. Batırmak. Öldürmek. Yakalanmak. Mahvetmek. Cezasını vermek.

Be struck : İsabet almak.

Be in love with : Sevmek. Müptela olmak. -e aşık olmak. -e çok düşkün olmak. -i sevmek. Gönlü olmak. Tutulmak. -e karşı tutkulu duygular beslemek.

Belove : Sevmek. Derin arzu beslemek. (eski kullanım) sevmek.

Be infatuated with : Tutkuyla bağlanmak. Karasevdaya düşmek. Kara sevdaya tutulmak. Delicesine aşık olmak. Ayılıp bayılmak. Gönlünü kaptırmak. Sevdalanmak.

Gravitated : Batmak. Çökmek. Çökelmek. Yerçekimiyle hareket etmek. Çekilmek. Cazibesine kapılmak. Yerçekimi ile çekilmek.

Stuck on : Yapışık.

Take a shine to : Birinden hoşlanmak. Birine tutulmak. Kanı kaynamak.

Love : Sevda. Aşk. Sevmek. Sevgi duymak. Muhabbet beslemek. Sevgi. Sevgi beslemek. Bayılmak.

Stop a bullet : Kurşun yemek.

Have a crush on synonyms : hit, gravitates, gravitating, fall for, be stuck on, smote, be struck on somebody, be enamored of, fallen in love with, to get shot at, gravitate, be sweet on somebody, fall in love, shot, be head over heels in love, carry a torch, have a crush on somebody, smite, smites, get off with, be smitten with, fell for, fell in love with, be in love.