Head gate türkçesi Head gate nedir
Head gate ingilizcede ne demek, Head gate nerede nasıl kullanılır?
Head : Elektrik ya da akustik dalgaları saptayan ya da okuyan, özellikle ses aygıtlarında, mıknatıslı görüntü aygıtlarında ses ve görüntüyü saptama ve okuma işini gerçekleştiren değiştirgeç. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtların temel düzeneğini taşıyan bölüm. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi. Başlık. Örtübaşı. Çekicin demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, madensel dolgulu yuvar biçiminde baş bölümü. Başına geçmek (şirket vb). Kullanmak. Baş ile ilgili.
Gate : Bilgisayar, bilişim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kanal kapağı. Filmin alıcı ve göstericide pencere önünden düzgün geçmesini sağlamak için yapılmış, film enine uygun dar geçit. Parçacık sayaçlarında birçok atım girdilerinden yalnız belirli bir erkesi olan öbeğe çıktı verecek biçimde düzenlenmiş çevrim. Yatak. Patika. İşten çıkarma. Kovma. Bahçe kapısı. Bilet hasılatı.
Head ache : Baş ağrısı.
Head amp : Kafa amfi. Kafa. Sadece yükselteçlerden oluşan ve çıkış sinyalinin sese dönüşebilmesi için hoparlöre ihtiyaç duyan cihaz.
Head and shoulders : Kat kat. Hisse senedi piyasasında uygulanan teknik analizde kullanılan fiyatların insan omuzu gibi düz bir seyir izlerken aniden yükselip tekrar omuz hizasına düştüğünü gösteren şekil. Baş ve omuzlar.
Head and shoulders above : Dört başı mamur. Çok daha iyi. Çok üstün. Taş çıkaran.
İngilizce Head gate Türkçe anlamı, Head gate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Head gate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sluice gate : Set kapağı. Set kapısı.
Floodgate : Savak. Taşkınları önlemek için akarsulara yapılan kapılar. Kapaklar.
Barrier : Bariyer. Çit. Antartika'daki buz engeli. Engel. Bir geçişi, bir değişimi ya da göçü önleyici erkil sınırı. Hail. Bir aracın gidişini engelleyen nesne. Aperatif.
Sluice : Çok su dökmek. Savak. Bol suyla yıkamak. Üstüne su dökmek. Bol suda yıkamak. Akmak. Üstü açık büyük boru. Kanal.
Causeway : Sedde üstü yolu. Dolgu yol. Alçak veya sulak kesimler yahut sığ sular üzerinden geçen yükseltilmiş yol. Bataklıktan geçen yol. Cadde. Geçit yol. Bozuk arazide yapılmış geçit. Kazıklı yol (göl veya bataklık üzerinden geçen). Şose.
Bulkheads : Perde. Bölme duvarı. Duvar. Bölme. Su geçirmez bölme. Gemi bölmesi. Ön bölme sacı. Ara duvarı. Bölme perdesi.
Dike : Lezbiyen. Duvar. Set yaparak korumak. Ark. Bent. Set çekmek. Etrafına set çekmek. Kazmak. Kanal.
Bulkhead : Ön bölme sacı. Su geçirmez bölme. Gemi bölmesi. Perde. Bölme. Bölme perdesi. Duvar. Bölme duvarı. Ara duvarı.
Dams : Hazne. Baraj. Anne hayvan. Barajlar. Engel. Yavaşlatıcılar. Toplama havuzu.
Head gate synonyms : floodgates, bund, sluicegate, a set of, barrages, bank, sluice valve, wickets, bunds, water gate, dam, banks, barriers, penstocks, penstock, dikes, barrage, gate.

Bu kısımda Head gate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Head gate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Head gate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Head gate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.