Hot press türkçesi Hot press nedir

Hot press ingilizcede ne demek, Hot press nerede nasıl kullanılır?

Hot : Acılı. Sıcak. Yeni. Isınmak. Seksi. Rahatsız edici. Ateşli. Şehvetli. İletken. Çalıntı.

Press : Sıkmak. Zorlamak. Ütülemek. Preslemek (çelik veya cam veya tuğla vb'ni). Acil olmak. Basım yoluyla çoğaltılarak, belirli zamanlarda çıkan basmalar. Çabuklaştırmak. Sıkıştırmak. Sıkmak (limon vb.). Basım.

Hot air : Boş sözler. Havagazı. Martaval. Atmasyon. Palavra. Sıcak hava. Hava cıva. Anlamsız konuşma. Boş laf. Havacıva.

Hot atom chemistry : Kalımlı öğeciklerin yerine ışınetkin yerdeşleri konulduğunda, bu yerdeşler bozunurken yol açtıkları kimyasal değişiklikleri inceleyen kimyasal fizik dalı. Kızgın öğecik kimyası. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Hot blast stove : Sıcak hava fırını.

Hot blooded : Hiddetli. Sıcak kanlı at ırkları. Çabuk sinirlenen. Kızgın. Asabi. Atılgan. İhtiraslı. Ateşli (cinsel açıdan). Sinirli.

Hot briquetting : Sıcak tıkızlama. Sıcak briketleme.

İngilizce Hot press Türkçe anlamı, Hot press eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hot press ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Singe : Hafifçe yakmak. Alevden geçirmek. Hafif yanık. Hafifçe yanmak. Ateşten geçirmek. Uçlarını yakmak (saç). Hafifçe yakma. Sarartmak. Azıcık yakmak.

 

Scorches : Kavurmak. Yanmak. Acı sözlerle incitmek. Ağır eleştirmek. Hızlı gitmek (araba vb.). Hafifçe yakmak. Kurutmak. Alazlamak. Hızlı gitmek (araba).

Scorch : Hafifçe yakmak. Ağır eleştirmek. Acı sözlerle incitmek. Yakmak. Uçmak (araba vb.). Hızlı gitmek (araba vb.). Uçmak (araba vb). Ağır konuşmak. Kavrulmak.

Singes : Alevden geçirmek. Hafifçe yanmak. Uçlarını yakmak (saç). Sarartmak. Hafifçe yakma. Azıcık yakmak. Alazlamak. Hafif yanık. Hafifçe yakmak.

Presses : Topluca ilerlemek. Acil olmak. Baskı yapmak. Basmak. Zorlamak. Sıkmak (limon vb.). Preslemek. Sıkıştırmak. Sıkmak.

Press : Basmak. Basım yoluyla çoğaltılarak, belirli zamanlarda çıkan basmalar. Bastırmak. Acil olmak. Zorlamak. Preslemek. Basın. Preslemek (çelik veya cam veya tuğla vb'ni). Baskı yapmak.

Creases : Kırışmak. Buruşmak. Sıyırmak. Kırmak. Katlanmak. Katıla katıla gülmek. Katlamak. Buruşturmak. Kırışık. Pli yapmak.

Iron out : Ütüleyerek buruşuklukları gidermek. Ortadan kaldırmak. Anlaşmak. Gidermek. Ütüyle açmak. Orta noktada buluşmak. Gidermek (pürüz veya sorun vb'ni). Anlaşmazlıkları ya da sorunları çözmek. Ütüyle düzeltmek.

Iron : Zincire vurmak. Sıkı. Demir kaplamak. Güçlü. Demir. Demir (simgesi fe). Ütü. Maden uçlu golf sopası. Ütü yapmak. Demir gibi.