Hovlamak nedir, Hovlamak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Saldırmak.
Fırlamak, koşmak.
Toplu olarak saldırmak.
Hayvanları sürmek, otlağa götürmek için bağırmak.
Kapalı yere birdenbire ya da kapıda duranları atlatarak hızla girmek, dalmak.
Girmek, içeriye dalmak.
Öfkelenmek, kızmak, hayıflanmak.
Teknik terim anlamı:
[Bakınız: hoy kılmak].
Hovlamak anlamı, tanımı
Hayıflanmak : Acınmak, üzülmek, yerinmek, esef etmek
Öfkelenmek : Öfkeli duruma düşmek, kızmak, hiddetlenmek.
Hayıflanma : Hayıflanmak işi.
Birdenbire : Ansızın.
Hoy kılmak : Bağırarak şiddetle hücum etmek.
Öfkelenme : Öfkelenmek işi.
Saldırmak : Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek. Bir şey veya kimse üzerine saldırı yapılmasına sebep olmak. Etkisiyle eritmek. Yıkıcı ve sert eleştiriler yapmak. Gemi, kalkmak için yelken açıp başını gideceği yola çevirmek.
Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.
Duranlar : Bingöl şehri, Kiğı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kars ili, Kağızman belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Malatya ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Saldırma : Saldırmak işi. Bir tür büyük bıçak.
Bağırmak : İnsan yüksek ve gür ses çıkarmak. Yüksek sesle azarlamak. Kendini belli etmek.
Götürmek : Taşımak, ulaştırmak ya da koymak. Öldürmek. Herhangi bir yiyeceği tek başına ve hızlı bir biçimde yemek. Dayanmak, katlanmak, tahammül etmek. Kaybolmasına, yok olmasına yol açmak. Tümüyle sahip olmak. Yerinden ayırıp uzağa atmak veya yok etmek. Haksız kazanç sağlamak, mal veya para sahibi olmak. Bir sonuca vardırmak. Birinin yanında yürüyüp ona bir yere kadar arkadaşlık etmek. Bir kimseyi bir yere kadar yanında yürütmek.
Fırlamak : Hızla, birdenbire bulunduğu yerden çıkmak, ayrılmak. Fiyatı birdenbire yükselmek. Yerinden oynayıp ileriye doğru çıkıntı yapmak.
Fırlama : Fırlamak işi. Arsız, terbiyesiz çocuk. Piç.
Götürme : Götürmek işi.
Bağırma : Bağırmak işi.
Kapalı : Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. İçe dönük yaradılışta olan. Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Geçilmez durumda olan. Açık olmayan (giyecek). Bulutlu, karanlık (hava). Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Başı örtülü (kadın). Gizli, saklı.
Kılmak : Etmek, yapmak.
Kızmak : Isıtılan veya ısınan bir nesnenin sıcaklığı çok artmak. Dişi kuşlar zamanı gelip kuluçkaya yatma isteği göstermek. Öfkelenmek, sinirlenmek. At, eşek vb. hayvanlar çiftleşmek istemek, kösnümek.
Koşmak : Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. Koşuya çıkmak. Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. Bir yere ivedilikle gitmek. Birini, bir işte görevlendirmek. Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak.
Diğer dillerde Houdan tavuğu anlamı nedir?
İngilizce'de Houdan tavuğu ne demek ? : houdan hen

Bu kısımda Hovlamak nedir? Hovlamak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Hovlamak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Hovlamak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.