İşletsel seçme nedir, İşletsel seçme ne demek
İşletsel seçme; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir sözcüktür.
Teknik terim anlamı:
Bir evren dizelgesinden rastlantılı örnekler almak üzere işleteç ilkelerinden ya da işleteçten yararlanan örnek seçme işlemi.
İşletsel seçme kısaca anlamı, tanımı
İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım
İşletsel : İşleteç ya da işleybilime ilişkin.
Seçme : Seçmek işi, intihap, seleksiyon. Seçkin, seçilmiş.
Örnek seçme : Sınırları belirli ve birimleri tanımlanmış bir anaevrenden belli tasarım ve yordamlar aracılığıyla yansıtım yeteneği taşıyan yeterli sayıda birim seçme.
Rastlantılı : Belli bir yönde etkide bulunabilecek yanlılık öğelerinin elenmesi koşuluyla bir çok kez yinelenen bir işlemin vereceği sonuç ya da bir olayın salt kazanıya bağlı olarak uzun dönemde alacağı biçimi belirleyen sayılgılı etmen (etmene ilişkin).
Yararlanan : Güvence ödeği, belgit ve benzeri değerlerden yararlanan kişi. Herhangi bir nedenle başkasının iyeliğinde ve elinde bulunan nesnenin iyesi. Bir hak, ayrıcalık ya da yarar iyesi. Kendi yararı için üçüncü bir kişiye taşınır ya da taşınmaz malını veren ya da iyelendiren kişi.
Rastlantı : Bilgiye, isteğe, kurala veya belli bir sebebe dayanmaksızın oluveren karşılaşma, tesadüf.
Dizelge : Liste.
İşleteç : Veri kartlarındaki bilgileri çeşitli düzeyler de işleyerek çizelgelemek ve işlemsel çözümlemeler yapmak üzere kullanılan çeşitli işletsel, elektriksel araçlar.
Dizel : Sıkıştırılmış hava içine püskürtülen yakıtla çalışan motor.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Yarar : Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Çıkar. Yarayan, elverişli, uygun.
Almak : Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.
Evren : Gök varlıklarının bütünü, kâinat, cihan, âlem, kozmos. Kişinin içinde yaşadığı, ilişkide bulunduğu ortam. Büyük yılan. Düzenli ve uyumlu bir bütün olarak düşünülen bütün varlıklar. Ankara iline bağlı ilçelerden biri.
İlkel : İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif. Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif. Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif. Basit, karmaşık olmayan. Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz. Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad.
İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.
Örnek : Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. En iyi biçimde olan. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal.
Evre : Bir olayda birbiri ardınca görülen, bir işte birbiri ardınca beliren, gelişen değişik durumların her biri, aşama, safha, merhale.
Diğer dillerde İşletsel seçme anlamı nedir?
İngilizce'de İşletsel seçme ne demek ? : mechanical selection

Bu kısımda İşletsel seçme nedir? İşletsel seçme ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İşletsel seçme tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İşletsel seçme hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.