İktiyozis nedir, İktiyozis ne demek

İktiyozis; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Derinin kuru, yangısız, balık derisine bezer tarzda kalın ve boynuzlaşmış görünümüyle belirgin yaygın veya yerel, katmanlar hâlinde aşırı miktarda keratin üretimi ve derideki boynuzsu tabakada normal dökülmenin gerçekleşmemesinden kaynaklanan, sığır, köpek, domuz, fare ve lamalarda görülen genetik deri bozukluğu, kalıtsal doğuştan iktiyozis, balık pulu hastalığı, ihtiyozis.

İktiyozis tanımı, anlamı

İkti : Annesi öldüğü için başka koyun emmeye alıştırılan kuzu ya da oğlak. Çobana alışkın hayvan. Açgözlü. Annesiz babasız büyüdüğü için arsız olan kişi. [Bakınız: ekti]

Kalıtsal doğuştan iktiyozis : İktiyozis.

Balık pulu hastalığı : İktiyozis.

Gerçekleşme : Gerçekleşmek işi, tahakkuk.

Balık pulu : [Bakınız: pul]. Camsı emaye kaplamalarda görülen bir tür yüzey çatlağı. Alt deri veya üst deriden meydana gelmiş olan küçük yassı yapılar.

İhtiyozis : İktiyozis.

Doğuştan : Yaradılıştan. Kişinin doğduğu andan beri var olan, doğuşla birlikte gelen, fıtri.

Kalıtsal : Kalıtımsal.

Yangısız : Yangısı olmayan, iltihapsız.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Boynuzsu : Boynuzu andıran, boynuza benzeyen, boynuz gibi, boynuzumsu.

 

Keratin : Tırnak, boynuz, kıl gibi üst deri ürünü olan yapıları oluşturan proteinli madde.

Dökülme : Dökülmek işi.

Hastalı : Hastalıklı.

Genetik : Kalıtım bilimi. Genlerle ilgili, genlerin belirlediği, genlerle geçen. Genlerle ilgili, kalıtımla ilgili.

Görünüm : Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara, zevahir, vizyon.

Katman : Birbiri üzerinde bulunan yassıca maddelerin her biri, tabaka. Altında veya üstünde olan kayaçlardan gözle veya fiziksel olarak az çok ayrılabilen, kalınlığı 1 santimetreden az olmayan tortul kayaç birimi, tabaka. Bir toplum içinde makam, şöhret, meslek vb. bakımdan ayrılan topluluklardan her biri, tabaka.

Üretim : Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı.

Yaygın : Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan. Sınırı genişlemiş. Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan.

Diğer dillerde İktiyozis anlamı nedir?

İngilizce'de İktiyozis ne demek ? : ichthyosis