İridofor nedir, İridofor ne demek
İridofor; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.
Biyoloji'deki anlamı:
Bazı kafadan ayaklıların derisindeki janjanlı hücreler.
Balıklarda ve sürüngenlerde gümüş rengi ya da janjanlı olan ve guanin kapsayan granuller. İridosit, okrofor.
Teknik terim anlamı:
İridosit.
İridofor anlamı, tanımı
Kafadan ayaklılar : Çok hücrelilerden (Metazoa), yumuşakçalar (Mollusca) dalından, başlarının ön bölgesinde kaslı, çekmenli ya da çengelli uzun kolları bulunan, gözleri iyi gelişmiş, başlarının altındaki bir huniden fırlatılan suyun basıncı ile hareket eden, vücudun iç bölgesine yerleşmiş iç iskelet hâlinde küçük bir kabuğu bulunan, hepsi ayrı eşeyli, denizlerde yaşayan, tehlike karşısında mürekkep bezinden kara renkli sıvı salgılayan türleri olan bir sınıf. Ahtapot (Octopus), mürekkep balığı (Sepia officinalis), loligo (Loligo), notilus (Nautilus) iyi bilinirler. Mürekkep balıkları. (Eş anlamlısı: mürekkep-balıkları), Cephalopoda, notilus (Nautilus) iyi bilinirler
Gümüş rengi : Gümüş parlaklığında, gümüşü andıran renk, gümüşi. Bu renkte olan.
Sürüngenler : Omurgalıların, suda ve karada yaşayabilen yılan, kertenkele, kaplumbağa, timsah gibi yerde sürünerek veya yürüyerek ilerleyen sınıfı.
İridosit : [Bakınız: iridofor]. Balık ve bazı kafadan ayaklıların integümentlerinde bulunan guanin içeren yansıtma hücresi, iridofor, okrofor.
Janjanlı : Yanardöner olan.
Sürüngen : Sürünerek giden (hayvan). Yere yatay olarak uzanan (sap veya kök).
Balıklar : Asalak yassı solucanların arakonakçısı olarak adı geçen soğuk kanlı omurgalılar sınıfı. Omurgalı hayvanlardan, deniz ve tatlı sularda yaşayan, yüzgeçleri ile hareket eden kemikli ya da kıkırdaklı olan, soğukkanlı, suda erimiş oksijeni solungaçları ile soluyan, genellikle yüzme keseleri bulunan, ayrı eşeyli, yumurtlayan, çoğunlukla pullu, mekik biçiminde, yüzmeye elverişli vücutları olan, bazı sınıflandırmalara göre üst sınıf, bazılarına göre ise bir sınıf. (Pisces), Omurgalılar (Vertabrata) dalının kıkırdaklı ve kemikli balıkları içine alan ikinci sınıfı. Soğuk kanlıdırlar. Tamamiyle suda yaşarlar ve suda erimiş oksijeni solungaçları araciyle solunurlar. Ayakları yüzgeç biçiminde gelişmiştir. Vücut genel olarak uzunca ve iki uca doğru sivrilmiş durumda olup üzeri pullarla örtülü ya da çıplaktır. Sonda geniş bir kuyruk yüzgeci bulunur. Genel olarak yüzme keseleri vardır. Ayrı eşeylidirler. Yumurtlarlar. Yumurtalar çok sayıda suya bırakılır ve sonra döllenir (dış döllenme). Birkaç cinsi doğurur. Hareket vücut dalgalanması ya da kuyruk yüzgeci ile sağlanır. Bugün en modern hayvan sınıflandırılmalarında gerçek balıklar tükel-ağızlılar (Teleostomi) adı altında toplanır ve diğer balıklar başka gruplara sokulurlar. Sillur devrinden beri yaşamaktadırlar. Keski-solungaçlılar (Elasmobranchii) ve tükel-ağızlılar (Teleostomi) olmak üzere iki alt-sınıfa ayrılırlar. Samsun şehrinde, Bafra ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Balıklar takımyıldızı, Balıklar burcu.
Okrofor : [Bakınız: iridofor]. İridosit.
Sürünge : Fırın süpürmeye yarayan, ucunda paçavra bulunan sırık. [Bakınız: sönge]. Fırın süpürmeye yarayan ucunda bez bulunan sopa.
Kafadan : Zihinden, belleğini kullanarak.
Ayaklı : Ayağı olan. Bir destekle yere dayanan. Ayakla işletilen.
Janjan : Yanardöner.
Guanin : DNA ve RNA'nın yapısına giren bir pürin bazı, guanozin nükleotit. DNA ve RNAnın yapısına katılan bir pürin bazı. Balıklarda dermis tabakasında bulunan, gümüş-beyaz veya yanar döner mavi-yeşil renk tonlarını veren bir renk pigmenti. DNA ve RNAnın yapısına giren bir pürin bazı, guanozin nükleotit.
Sürün : Bir çeşit hamur yemeği.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Kapsa : Çitten ya da aralıklı çakılan tahtalardan yapılmış bahçe kapısı. Büyük kulplu ya da kulpsuz sepet, sele. Tohum ve yem kabı, tahta sandık. Çubuklardan yapılmış bahçe kapısı. Kırda, tarlada çocukları güneşten korumak için yapılan küçük sığınak. Aralıklı tahtalardan yapılmış bahçe kapısı. Kutu.
Gümüş : Atom numarası 47, atom ağırlığı 107,88, yoğunluğu 10,5 olan, 960 °C'ye doğru sıvı durumuna geçen, parlak beyaz renkte, kolay işlenir ve tel durumuna gelebilen element (simgesi Ag). Bu elementten yapılmış.
Balık : Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.
Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.
Diğer dillerde İridofor anlamı nedir?
İngilizce'de İridofor ne demek ? : iridophore

Bu kısımda İridofor nedir? İridofor ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İridofor tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İridofor hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.