Jams türkçesi Jams nedir

Jams ile ilgili cümleler

English: I hate traffic jams.
Turkish: Trafik sıkışıklıklarından nefret ederim.

Jams ingilizcede ne demek, Jams nerede nasıl kullanılır?

Jim jams : İçkiden dolayı titremeli sayıklama. Sinirden titreme. Eli ayağı titreme. Aşırı sinirlilik.

Jimjams : Stres. Gerginlik (argo terim). Endişe. Pijama. Sinirlilik.

Logjams : Engel. Tıkanıklık veya tıkanma. Yerinden oynamaz bir yığın şeklinde bir arada sıkışmış olan yüzer tahta kütükler. Tıkanıklık.

Jam in : Takılmak. Kıstırmak. Küçücük yere sıkıştırmak. Sıkıştırmak. Sıkışıp kalmak. Sıkışmak. Tıkıştırmak.

Jam jar : Araba. Reçel kavanozu.

Jam up : Müthiş.

Jam tomorrow : Vadedilen ancak gerçekleşmeyecek olan söz. Asla gerçekleşmeyecek vaat veya söz. Vadedilen şey. Beklenti. Söz verilen şey. Vaat.

Jam packed : Çok kalabalık. Balık istifi. Kalabalık. Tıka basa dolu. Hıncahınç.

Jam on : Frene basmak. Frenlere asılmak.

Jam session : Cazcıların bir araya gelip doğaçtan çaldığı caz müziği. Cazcıların bir araya gelip doğaçlama olarak çaldığı caz müziği. Müzik gösterisi veya seansı. Doğaçlama caz dinletisi. Caz konseri.

 

İngilizce Jams Türkçe anlamı, Jams eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jams ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Depress : Değerini azaltmak. Durgunlaştırmak. Canını sıkmak. Kısmak. Moralini bozmak. Azaltmak. Neşesini kaçırmak. Düşürmek. Keyfini kaçırmak.

Preserves : Reçel. Konserve.

Bombard : Topa tutmak. Bombardıman etmek. Bombalamak. Gülle yağdırmak. Yağmuruna tutmak. Dövmek. Bombardıman yapmak. Üzerine varmak. Soru yağmuruna tutmak.

Chaff : Şaka etmek. Keten, pamuk vb. tohumların hasat veya çeşitli işlemler sonrasında tohumu çıkarılmasıyla geriye kalan zarf veya kapsülleri, kapçık, tahıl kabuğu. Tahıl kapçığı. Takılmak (argo terim). Tahıl kabuğu. Kepek. Tahılın dış kabuğu. Kesmek (saman vb).

Astringed : Kabız. Büzmek.

Corners : Köşeye sıkıştırmak. Köşeler. Köşe dönmek. Virajı almak. Köşe oluşturmak. Ele geçirmek.

Interfere : Araya girmek. Karışmak. Müdahale etmek. Engellemek. Çatışmak. Dokunmak. Yoluna çıkmak. Burnunu sokmak. Girişmek.

Chagrins : Ümidini kırmak. Utandırmak. Tasalanmak. Üzmek. Hayal kırıklığına uğratmak. Can sıkmak. Rezil etmek. Üzülmek. Gücenmek.

Banter : Şaka. Alay. Şakalaşmak. Takılmak (argo terim). Şaka yapmak. Takılma. Dalga geçmek. Laklak etmek. Hafif konuşma.

Crush : Zulmetmek. Bastırmak. İtişmek. Ufalamak. Sıkışıp tepişmek. İzdiham oluşturmak. Ezmek. Kırılmak. Aptalca aşk.

Jams synonyms : strawberry preserves, interfered, beset, calk, block up, besieging, baulking, chagrining, nips, chipped, abolish, attack suddenly, be pinched, bother, have to go, besiege, burthen, be stuck, force, blow the whistle on, chaffed, be taken short, cornering, nip, be attached, attach oneself to, pinch, claw hold of, be affixed, abandon, be cramped for space, corner, aborting.

 

Jams zıt anlamlı kelimeler, Jams kelime anlamı

Pull : Kalkmak (araba). Yolmak. Fırt. Hareket etmek. Çekmek. Nüfuz. Çekiştirmek. Çekiş. Koparmak. Zorlu tırmanış.