Küçük mehter nedir, Küçük mehter ne demek

Küçük mehter; Tarih alanında kullanılan bir sözcüktür.

Tarih terimi olarak anlamı:

Yeniçeri ağasının özel işleriyle uğraşan ağa gediklilerinin üçüncüsü.

Küçük mehter kısaca anlamı, tanımı

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak

Mehte : Ölü.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Mehter : Mehter takımında görevli kimse. Çadırlara bakan uşak. Mehter takımı.

Ağa gediklileri : Yeniçeri ağasının, karargâhında bulunan ve sayıları 19 olan yardımcıları.

Yeniçeri ağası : Yeniçeri Ocağının en yüksek subayı ve komutanı.

Yeniçeri : Kapı kulu teşkilatının piyade sınıfı. Bu asker sınıfından olan er.

Gedikli : Gediği olan. Astsubay. Müdavim.

Üçüncü : Üç sayısının sıra sıfatı, sırada ikinciden sonra gelen.

Uğraş : Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet. Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet.

 

Gedik : Bir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık, rahne. Güçlük, güç durum. Boşluk, eksiklik. Yarma saldırısında düşman mevzilerinde açılan yer. Eksik dişli. Bir işi yapmak, bir şeyden yararlanmak yolunda verilen hak, imtiyaz. Dağ geçidi.

İşler : Nicem düzeneğinde, bir yöneye uygulanınca başka bir yöney veren matematiksel nesne.

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

Üçün : İçin.

Gedi : Kendi.

Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.

Özel : Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî. Her zaman görülenden, olağandan farklı. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı. Dikkate değer. Ayırt edici bir niteliği olan. Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.

Uğra : Yufka açılırken hamurun tahtaya yapışmaması için serpilen kalın un.

Ağa : Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.

Diğer dillerde Küçük küme toplumbilimi anlamı nedir?

İngilizce'de Küçük küme toplumbilimi ne demek ? : microsociology, small-group sociology