Küçüklük sabuklaması nedir, Küçüklük sabuklaması ne demek
Küçüklük sabuklaması; Psikoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.
Psikoloji'deki anlamı:
Çocuğun, gerçek ana babasının içinde bulunduğu durumu benimsemeyerek, yüksek ve seçkin bir ana babanın çocuğu olduğunu sabuklaması.
Küçüklük sabuklaması anlamı, kısaca tanımı
Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak
Küçüklü : Antalya şehrinde, Gazipaşa ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Antalya şehrinde, Kızılcadağ bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Çanakkale şehrinde, Etili bucağına bağlı bir bölge. Çankırı ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Gaziantep ili, Araban ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Giresun kenti, Bulancak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Malatya şehri, Doğanşehir belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Sabu : Aklı ermeyen küçük çocuk.
Sabuk : Tuzu az yemek. Altı ince, hafif ve yumuşak çizme. Kalıp.
Sabuklama : Sabuklamak işi. Kimi hastalıklarda görülen, abuk sabuk söyleme, anlamsız davranışlarda bulunma gibi belirtiler gösteren ruh bozukluğu durumu.
Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.
Küçüklük : Küçük olma durumu. İnsana yakışmayacak, insanın değerini azaltacak davranış.
Benimseme : Benimsemek işi, sahip çıkma, tesahup.
Ana baba : Ana ile babanın oluşturduğu birlik.
Seçkin : Benzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan, üstün, mümtaz, güzide, mutena. Bir toplumda saygın ve etkin mevkilerde bulunan ve toplumun eğitim, ekonomi, siyaset, askeriye, din, sanat vb. alanlarıyla ilgili etkinliklerin denetimini elinde tutan (kişi veya grup), elit.
Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.
Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.
İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.
Bir an : Çok kısa bir süre.
Seçki : Şairlerin, yazarların, bestecilerin eserlerinden alınmış, seçme parçalardan oluşan eser, güldeste, antoloji.
Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Çocu : Çocuğu.
Gerç : Eğlenme, alay.
Diğer dillerde Küçüklük sabuklaması anlamı nedir?
İngilizce'de Küçüklük sabuklaması ne demek ? : mignon delusion

Bu kısımda Küçüklük sabuklaması nedir? Küçüklük sabuklaması ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Küçüklük sabuklaması tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Küçüklük sabuklaması hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.