Kümük nedir, Kümük ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Basık burunlu.

Dişi dökülmüş kimse: Künük insan ağır yemek yer.

Ucu kalın, kırık, küt: Kümük uçlu kalem.

Küçük kulaklı keçi.

Kulağı kesik (hayvan için).

Küçük.

Kısa boylu (kadın): Kümük teyze.

Gövdesi kesilmiş ağaç : Elma ağacını kümük hale getirmişler.

Çürük diş, aşık, kemik vb.

Topraktan çıkarılan yuvarlak, küçük kökler.

Kümük anlamı, kısaca tanımı

Kümü : Lohusalıkta al basma

Kulağı kesik : Görmüş geçirmiş, deneyimi fazla olan, uyanık.

Elma ağacı : Özodunu kırmızı kahverengi, dışodunu pembe, yılhalkaları belirsiz, hava kurusunun özgül ağırlığı 0,75 gr/cm3 olan dayanıksız bir ağaç.

Yuvarlak : Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Top veya küre biçiminde toparlak şey. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Homoseksüel erkek.

Diş aşı : Çocukların, ilk dişi çıktığı zaman, buğday, bakla, fasulye ve nohut pişirilerek yapılan, eş dostla yenilen aş.

Burunlu : Herhangi bir biçimde burnu olan. Kendini beğenmiş, kibirli. Çıkıntısı olan.

Kulaklı : Kulağı herhangi bir biçimde olan. İki tarafında tutulacak yeri olan yayvan tava, tencere, kazan vb. Kulağa benzer çıkıntısı olan. Sapının ucunda kulak biçiminde iki geniş çatalı bulunan bir tür yatağan.

 

Kökler : Usûl, asıllar.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Teyze : Annenin kız kardeşi, ana yarısı. Anne yaşıtı kadınlara söylenen bir seslenme sözü.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Kulak : Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Saban kulağı. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Varlıklı Rus köylüsü. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.

Kesik : Kesilmiş olan. Aralıklı. Gazete, dergi vb.nden kesilmiş yazı, kupür. Takım kadrosuna alınmamış (oyuncu). Kısa. Çiğ sütten yapılmış olan yağsız peynir, çökelek, ekşimik. Tarla, bağ ve bahçe çevresine açılan hendek. Kesilerek bozulmuş olan. Parası olmayan. Kesilmiş olan yer. Tutkun, hayran.

 

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Burun : Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Kibir, büyüklenme.

Çürük : Çürümüş olan. Sakat. Vurma veya sıkıştırma yüzünden vücutta oluşan mor leke. İş göremez, hastalıklı. Sağlam bir temele veya kanıtlara dayanmayan. Sağlam ve dayanıklı olmayan.

Basık : Basılmış, yassılaşmış. Çok yüksek olmayan, alçak. Kısık.

Ağacı : Ağabey, büyük erkek kardeş. Zakkum.

Diğer dillerde Kümeyle iyileştirme anlamı nedir?

İngilizce'de Kümeyle iyileştirme ne demek ? : group therapy