Kümelenme ekonomileri nedir, Kümelenme ekonomileri ne demek

Kümelenme ekonomileri; İktisat alanında kullanılan bir terimdir.

İktisat terim anlamı:

Firmaların birbirlerine yakın yerlerde etkinlikte bulunmaları nedeniyle ulaşım, iletişim, altyapı kolaylıklarına bağlı olarak elde ettikleri dışsal tasarruflar.

Kümelenme ekonomileri anlamı, tanımı

Kümel : Sayı kümelerine ve bu kümeler üzerindeki işlemlere ilişkin olan

Kümele : İçine ot konulan kulübe, barınak. Bostan ve bağ bekçisinin kulübesi. Çadır.

Ekonomi : İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat. Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı, iktisat. Tutum.

Küme : Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup. Tümsek biçimindeki yığın. Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup. Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek. Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri. Tomar.

Kümelenme : Kümelenmek işi. Yığılma, biriktirme, toplanma, kümülasyon.

Kolaylıkla : Sıkıntı çekmeden, güçlüklere uğramadan, kolayca.

İletişim : Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon. Telefon, telgraf, televizyon, radyo vb. araçlardan yararlanarak yürütülen bilgi alışverişi, bildirişim, haberleşme, muhabere, komünikasyon.

 

Tasarruf : Bir şeyi istediği gibi kullanma yetkisi, kullanım. Tutum. Para biriktirme, artırım.

Etkinlik : Etkin olma durumu, müessiriyet. Bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite. Bir canlının iç veya dış uyaranların etkisiyle giriştiği çalışma durumu. Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği. İnsanın çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylemi.

Kolaylık : Kolay duruma getiren. Bir işi yapabilme durumu ya da imkânı. İşlerin kolayca yapılmasını sağlayan şey. Kolay olma durumu.

Kolaylı : Özensiz yapılmış, gelişigüzel (iş için).

Bulunma : Bulunmak işi.

Altyapı : Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Ulaşım : Ulaşma işi. Köyler, şehirler, ülkeler arasında bir yerden bir yere gidiş geliş, münakale, muvasala, temas. Bir şeyi bir yerden başka bir yere aktarma.

Dışsal : Dışla ilgili, dışa ilişkin, haricî.

İletiş : İletme işi.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

 

Yakın : Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Uzak olmadan. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Uzak olmayan yer. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan.

Etkin : Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik. Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı. Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom).

Diğer dillerde Kümelenme ekonomileri anlamı nedir?

İngilizce'de Kümelenme ekonomileri ne demek ? : agglomeration economies