Kıfıllanmak nedir, Kıfıllanmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çeki düzen vermek, süslenmek.

Kıfıllanmak anlamı, kısaca tanımı

Kıfı : Kuytu, yel almayan yer. Şaka, eğlence, alay. Güldürücü, eğlendirici. Şakacı, güldürücü kişi

Kıfıl : Kilit, anahtar : Kıfılı getir, kapıyı aç. Çam ağacının dökülen kuru yaprakları. Böceklerden korumak için asma kütüklerine ve filiz yerlerine sürülen macun. Kurutulmuş labada çiçeği. Asma kilit. (Küllük Iğdır Kars).

Düzen vermek : Her çeşit aygıtı işler hale koymak. Akort etmek.

Düzen verme : Çalıştırıcının yumrukoyuncusuna karşılaşma sırasında nasıl hareket edeceğini öğretmesi.

Süslenmek : Süsleme işine konu olmak. Kendini süslemek.

Süslenme : Süslenmek işi.

Vermek : Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.

 

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

Verme : Vermek işi.

Düze : Doz.

Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.

Diğer dillerde Kıdem temeli anlamı nedir?

İngilizce'de Kıdem temeli ne demek ? : longevity pay