Kırmıtik nedir, Kırmıtik ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Pekmezle yarmadan yapılan tatlı.

Unla karıştırılan üzüm suyunun güneşte kurutulmasıyla elde edilen yiyecek.

Kırmıtik tanımı, anlamı

Kırmı : Kene

Kırmıt : Dağlarda yetişen, kabuğu kızılımsı renkli, silindir gibi küçük yumuşak meyve veren bir ağaç. Ağaç kırıntıları. Kiremit. Karın sancısını durdurmak için ısıtılarak kullanılan küçük yassı taş. Şanlıurfa ilinde, Suruç belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Üzüm suyu : Üzümün sıkılması sonucu elde edilen meyve suyu.

Kurutulma : Kurutulmak işi.

Karıştır : Karıştırmak.

Yiyecek : Yenmeye elverişli olan her şey. Yenebilen.

Kurutu : Cimri.

Pekmez : Genellikle üzüm, dut vb. meyvelerin kaynatılarak koyulaştırılmış biçimi.

Kurut : Kurutulmuş süt ürünü.

Güneş : Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam. Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi.

Tatlı : Şeker tadında olan. Acı olmayan, acı karşıtı. İnsanı çeken, göze, kulağa hoş gelen, rahatlatan, dinlendiren, sevindiren. Hoşa gidecek bir biçimde, tatlılıkla. Sevimli, hoş. Şekerle veya şekerli şeylerle yapılmış olan yiyecek.

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

 

Yarma : Yarmak işi. Kaba saba, görgüsüz (kimse). Gelişigüzel kırılmış buğdaydan yapılmış olan bir çorba türü. Kolay yarılan ve çekirdeğinden ayrılan. Gelişigüzel kırılmış buğday, dövme. Engebeli bir yerde, herhangi bir yolu geçirmek için açılmış yer.

Suyu : İnanışa göre ölüp gömüleceği yere bilmeden gitmek.

Yiye : Zarar verici, obur (hayvan). Sahip. Eğe.

Güne : Çok güneş alan yer.

Üzüm : Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi.

Karı : Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın. Yaşlı, ihtiyar.

Kuru : Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.

Elde : Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı.

Diğer dillerde Kırmalı püskürtme deneyi anlamı nedir?

İngilizce'de Kırmalı püskürtme deneyi ne demek ? : grit blasting test