Kıstalamak nedir, Kıstalamak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Daraltmak, bunaltmak : Hasan, Aliyi tarlada kıstaladı.
Köpeği ısırmaya ve havlamaya kışkırtmak.
Baskı yapmak, bunaltmak.
Kıstalamak tanımı, anlamı
Kısta : Öykü, kıssa. Tuzak: Sana kışta gucuklar.
Kışkırtmak : Kümes hayvanlarını ürkütüp kaçırmak. Bir kimseyi kötü bir iş yapması için harekete geçirmek, tahrik etmek.
Kışkırtma : Kışkırtmak işi, tahrik. Herhangi bir kişiye, gruba, kuruluşa veya devlete karşı girişilen ve onları sonradan ağır sonuçlar verecek bir karşı eylemde bulunmaya zorlayan, önceden tasarlanmış girişim, kışkırtı, provokasyon.
Bunaltmak : Bunalmasına yol açmak.
Daraltmak : Dar duruma getirmek. Sayıca azaltmak.
Bunaltma : Bunaltmak işi.
Daraltma : Daraltmak işi.
Havlama : Havlamak işi.
Yapmak : Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.
Isırma : Isırmak işi.
Hasan : Güzel. İyi ve hayırlı iş.
Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).
Havla : Bahçe kenarlarına çevrilen ağaç çit, avlağı. Helva. Helva, karşılığı helve. Helva. (Adalıkuzu Güdül Ankara).
Bunal : Bu kez.
Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.
Baskı : Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.
Hasa : Patiska.
Dara : Kabıyla birlikte tartılan bir nesnenin kabının ağırlığı. İçinde yük taşınan aracın boş durumdaki ağırlığı. Terazide dengeyi sağlamak için hafif gelen kefeye ağırlık olarak konulan taş, demir, çivi vb., abra.
Diğer dillerde Kıstak abanığı anlamı nedir?
Fransızca'da Kıstak abanığı nedir ? : consonne laryngale, faucale ou gutturale


Bu kısımda Kıstalamak nedir? Kıstalamak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kıstalamak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kıstalamak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.