Kalretikulin nedir, Kalretikulin ne demek

Kalretikulin; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

İskelet kaslarındaki sarkoplâzmik retikulumda bulunan 46 kDal mol ağırlığında ve Ca2+ bağlayan asidik bir protein.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

İskelet kaslarında sarkoplazmik retikulumda bulunan 46 kDa molekül ağırlığında ve Ca+2 bağlayan asidik bir protein.

Kalretikulin anlamı, kısaca tanımı

Sarkoplazmik retikulum : Çizgili kas hücrelerinin kas telcikleri çevresinde ince kanal ağı şeklinde olan düz endoplâzmik retikulum. Kasın kasılması için gerekli olan Ca2+ nin hücre içi depo yeridir

Molekül ağırlığı : Molekülü oluşturan tüm atomların ağırlıkları toplamını gösteren bağıl sayı. (Molekül kütlesi ya da molekül tartısı da denir.). Bir moleküldeki atomların ağırlıklarının toplamı.

Retikulum : [Bakınız: börkenek]. Börkenek.

Bağlayan : Temelde döviz kurları olmak üzere, altın, faiz, narh gibi fiyatların belirli bir düzeyde sabitleştiren.

Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.

Molekül : Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde. Bir bütünün en küçük parçası. Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı.

 

İskelet : İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih. Kuru, çıplak. Bir şeyi oluşturan temel çatı. Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü. Bir eserin genel planı. Çok zayıf.

İskele : Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.

Asidik : Bir asidi içerme veya asitli olma durumu. Asit benzeri ekşi tat.

Sarko : Yelek boyunda kollu, önü açık, düz yakalı, kadifeden işli kadın giysisi, kısa entari.

Kasla : Yalan.

Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).

 

İskel : Balta, çift demiri gibi şeyleri çelikleme işi.

Mole : Ben. Muğla ili.

Ağır : Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

Mol : Ev. -gil anlamında çoğul eki : Hasanmola gittik. Ağaç sürgünü, fışkın. Ağaçların ince dalları. Hayvanlara yedirilmek için toplanan, kayın, kestane, kızılağaç, fındık ve benzerleri ağaçların yaprakları. Melez köpek. Sürgün. Bir Avogadro sayısınca molekül içeren özdek niceliği. Avogadro sayısı kadar tanecik içeren madde miktarı. Karbon-12'nin 0,012 kg.'ında bulunan atom sayısı kadar molekül içeren madde miktarı. Avogadro sayısı. Bir maddenin gram olarak molekül ağırlığı veya gram olarak atom ağırlığı.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Kalretikulin anlamı nedir?

İngilizce'de Kalretikulin ne demek ? : calreticulin