Kalsitonin nedir, Kalsitonin ne demek

Kalsitonin; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Tiroit bezi tarafından salgılanan, kemiklerde kalsiyum depolanmasını hızlandırarak, hücre dışı sıvılardaki kalsiyum miktarını düşüren bir polipeptit hormon.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Tiroit bezinin parafoliküler hücre veya C hücreleri tarafından salgılanan, kemiklerde kalsiyum depolanmasını hızlandırarak hücre dışı sıvılardaki kalsiyum miktarını düşüren bir hormon, tirokalsitonin.

Son yıllarda özellikle somon balığından elde edilen ve osteoporozun tedavisinde kullanılan ve ana etkisi kalsiyumun kemiklerden salınımını engellemek olan hormon yapılı ilaç.

Teknik terim anlamı:

Tiroit bezi tarafından salgılanan, kemiklerde kalsiyum depolanmasını hızlandıran bir hormon.

Kalsitonin hakkında bilgiler

Kalsitonin 32 amino asitlik tek bir polipeptitten oluşan, insan vücudunda tiroid bezinin crista neuralis kökenli C hücreleri tarafından üretilen bir hormondur. Diğer hayvanlarda genelde ultimobrankial cisimde üretilir. Kalsitonin kandaki kalsiyum oranını düşürür. Kalsitonin salgısı hiperkalsemi (kandaki kalsiyum oranının anormal biçimde yükselmesi) ile uyarılır ve kalsitonin salgısı artar, hipokalsemi (kandaki kalsiyum oranının düşmesi) ile ise inhibe olur (engellenir) ve kalsitonin salgısı azalır. Kalsitonin hormonu kemik dokusuna etki eder. Kemik hücrelerine bağlandığında hücrelerin membranı (hücre zarı) üzerine bulunan kanallardan kemiğe kalsiyum iyonunun (Ca2+) geçişi hızlanır. Böylece kandaki kalsiyum seviyesi düşerken kemikteki kalsiyum seviyesi artar, bunun sonucu olarak da, kemikte sertleşme meydana gelir - kemik güçlenir. Ayrıca, kalsitonin böbreklerdeki kalsiyum reabsorpsiyonunu (yeniden emilimini) ve bağırsaklardaki kalsiyum absorpsiyonunu (emilimini) düşürür.

 

Kalsitonin kısaca anlamı, tanımı

Kalsit : Billurlaşmış doğal kalsiyum karbonatı

Parafoliküler hücre : Tiroit bezinde foliküllerin duvarında foliküler hücrelerin arasında veya foliküller arasında küçük gruplar hâlinde yerleşen, kalsitonin salgılayan, oval ve düzensiz çekirdekli, kahverengi veya siyah tanecikli bir sitoplazmaya sahip, foliküler kolloitle doğrudan sınırları bulunmayan hücre tipi. Embriyonel dönmede beşinci yutak poşundan köken alarak göçle postnatal tiroide ulaşırlar ve tüm loplara yayılırlar.

Kemik hücreleri : Kemik dokusunda bulunan, kemik hücrelerinin oluşumunu sağlayan osteoprogenitör hücreler, kemik yapımını sağlayan osteoblastlar, olgunlaşan kemiğin esas hücreleri olan osteositler ve kemik yıkımında görev alan ve mononükleer fagosit sistemine dahil osteoklastlar.

Hücre dışı sıvı : Hücreler arası sıvı ve plazmadan oluşan, hücre dışındaki sıvı, ekstrasellüler sıvı.

Tirokalsitonin : Tiroit bezinden salgılanan, kandaki kalsiyumu azaltan hormon.

Kemik dokusu : Omurgalı hayvanlarda iskeleti meydana getiren, hücreler arası maddesi yapısındaki hidroksiapatit kristalleri (Ca ve P) sebebiyle sertleşmiş, kollagen tellerin diziliş yönü farklarından dolayı halkasal sistemler gösteren özelleşmiş bir bağ dokusu tipi. Vücut iskeletini oluşturan, organizmanın kalsiyum ve fosfor deposu olan destek dokularından biri. Knochengewebe), Omurgalı hayvanlarda iskeleti meydana getiren bir bağ dokusu tipi olup kemik gözeleri ile bunların arasında bulunan kireç tuzlariyle sertleşmiş göze-arası maddesinden yapılmıştır.

 

Somon balığı : Kemikli balıklardan, hem denizde hem tatlı sularda yaşayan, eti beğenilen, irice bir balık, som, somon (Salmo salar).

C hücreleri : Kobayların pankreasının Langerhans adacıklarında görülen bir hücre tipi. Tiroit bezinde bulunan parafolikül hücreleri. Parafoliküler hücreler. Kobayların pankreas Langerhans adacıklarında bulunan, sitoplazmasında granül bulunmayan bir hücre tipi. Kromofob hücreler.

Tiroit bezi : Gırtlağın ön ve alt bölümünde bulunan, çok damarlı, salgısını kana veren bir bez, kalkan bezi, tiroit.

Absorpsiyon : [Bakınız: emme]. [Bakınız: soğurma].

Polipeptit : Proteinlerin birincil yapısını oluşturan peptit bağlarıyla bağlanmış çok fazla sayıda amino asidin oluşturduğu bir polimer. Aminoasitlerin birbirlerine peptit bağlarıyla bağlanmasıyla oluşan aminoasit zinciri. Peptit bağıyla bağlanmış 10-100 amino asit içeren genellikle molekül ağırlığı 10 kDa’dan az olan peptit.

Amino asit : Bir amino grubu ile bir karboksil grubu taşıyan, proteinlerin temel taşı olan organik bileşik.

Hücre dışı : Hücre zarının dışında. Ekstrasellüler. [Bakınız: göze-dışı].

Engellemek : Bir şeyin gerçekleşmesini veya yapılmasını önlemek. Güreşte hasmı çaprazda sürerken düşürmek için ayağına basmak veya topuğuna ayak takmak.

Hücre zarı : Sitoplazmayı çevreleyen, 75-80 A° kadar kalınlıkta, protein, lipit ve karbohidratlardan oluşan, lipitlerin genellikle fosfolipitler hâlinde çift tabaka oluşturdukları, sıvı mozaik zar modeline göre proteinlerin lipitlere birleşik ya da az veya çok gömülü oldukları, karbohidratların oligosakkarit zincirleri hâlinde bazı lipit ve bazı proteinlere bağlı bulundukları, hücrenin alt, üst ya da yan kısımlarında çeşitli özelleşmeler gösteren, hücreyi koruyan, pek çok hücre faaliyetine katılan yarı geçirgen yapı. Organellerin etrafını çevreleyen zar ise mitokondri zarı, Golgi zarı gibi organellerin adıyla anılır. Plâzma zarı, sitoplâzmik zar, membran, biyomembran, biyolojik zar, plazmalemma. Sitoplazmayı çevreleyen, 75-80 ºA kadar kalınlıkta, protein, lipit ve karbonhidratlardan oluşan, hücreyi koruyan, pek çok hücre faaliyetine katılan yarı geçirgen yapı, plazma zarı, plazmalemma. Hücreleri dıştan kesintisiz çevreleyen, metabolik olaylarda görev alan ve elektron mikroskobunda üç katman hâlinde gözlenen birim zar yapısında organellerden biri, plazma zarı, sitoplazmik zar, plazmalemma, birim zar.

Osteoporoz : Kemik erimesi.

Kemik doku : Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan bir bağ dokusu türü.

Sertleşme : Sertleşmek işi. İçindeki damarlara kan dolması ile birlikte erkeklik organının sert ve dik duruma gelmesi, ereksiyon.

Engelleme : Engellemek işi. İstek, gereksinim veya bir davranışın belli bir sonuca ulaşmasının önlenmesi. Siyasi kuruluşlar vb.nde tartışma yöntemlerinin bütün imkânlarından yararlanılarak kanunların tartışılmasını ve oylanmasını düzenli bir biçimde önlemek, geciktirmek amacıyla yapılmış olan girişimler, obstrüksiyon.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Diğer dillerde Kalsitonin anlamı nedir?

İngilizce'de Kalsitonin ne demek ? : calcitonin, thyrocalcitonin