Kemik hücreleri nedir, Kemik hücreleri ne demek
Kemik hücreleri; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.
Biyoloji'deki anlamı:
Kemik dokusunda bulunan, kemik hücrelerinin oluşumunu sağlayan osteoprogenitör hücreler, kemik yapımını sağlayan osteoblastlar, olgunlaşan kemiğin esas hücreleri olan osteositler ve kemik yıkımında görev alan ve mononükleer fagosit sistemine dahil osteoklastlar.
Kemik hücreleri anlamı, tanımı
Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması
Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
Kemik : İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı. Bu sert organdan yapılmış.
Osteoprogenitör hücreler : Kemik dokusunu meydana getirmek üzere mezenşim hücrelerinin farklılaştığı, öncü kemik hücreleri. Hücrelerin bir kısmı bölünmeye devam ederken bir kısmı ise osteoblastlara dönüşürler. Bağ doku hücrelerinden farklılaşan, mitotik aktivite göstererek osteoblastlara dönüşen ve kemik matriksini salgılayan hücreler. Periostun iç katındaki periostal hücrelerle kemik iliği boşluğunu döşeyen endostal hücreler osteoprogenitör hücrelerden oluşur.
Esas hücreler : Mide, paratiroit bezi ve böbreğin toplayıcı borucuklarında asıl işlevi yerine getiren ana hücreler.
Kemik dokusu : Omurgalı hayvanlarda iskeleti meydana getiren, hücreler arası maddesi yapısındaki hidroksiapatit kristalleri (Ca ve P) sebebiyle sertleşmiş, kollagen tellerin diziliş yönü farklarından dolayı halkasal sistemler gösteren özelleşmiş bir bağ dokusu tipi. Vücut iskeletini oluşturan, organizmanın kalsiyum ve fosfor deposu olan destek dokularından biri. Knochengewebe), Omurgalı hayvanlarda iskeleti meydana getiren bir bağ dokusu tipi olup kemik gözeleri ile bunların arasında bulunan kireç tuzlariyle sertleşmiş göze-arası maddesinden yapılmıştır.
Mononükleer : Tek bir çekirdeği olan. Monoenergit. Tek çekirdekli. Sadece bir çekirdeği bulunan. [Bakınız: tek çekirdekli].
Osteoblast : Primer kemik dokusunu meydana getiren, kemik matriksinin organik maddesini sentezleyen öncü kemik hücresi. Kemikte osteoit adı verilen kireçleşmemiş temel maddeyi salgılayan ve daha sonraları etkinliklerini azaltarak osteositlere dönüştüren yassı, eozinofilik, kemik yapıcı hücre. Kemik meydana getiren göze; özellikle genç kemiklerde bulunur. Primer kemik dokusunu meydana getiren, kemik matriksinin organik maddesini (glikozaminoglikanlar ve kollagen tip I) sentezleyen kemik hücresi.
Osteoklast : Kemik yıkımında görev alan ve tek çekirdekli fagosit sistemine dâhil olan, çok çekirdekli bir kemik hücresi. Kemik yıkımını gerçekleştiren, kemiklerin rezorpsiyon yüzeylerine yakın olarak bulunan, iç boşluklar meydana getiren, 3-50 arasında monositin birleşmesinden oluşan büyük sitoplazmalı, sitoplazmaları asit yapıda ve lizozom içeren büyük, mononukleer fagositer sistemi içeren, çok çekirdekli dev fagositik hücre. İyi gelişmeyen granüllü endoplazma retikulumu ve çok sayıda Golgi, mitokondriyon ve bağımsız ribozomları içeren, paratiroit bezinin salgısı olan parathormonla uyarılarak kemik matriksinin rezorpsiyonunu artırarak dolaşıma kalsiyum ve diğer iyonları veren hücredir. Kemik yıkımında görev alan ve mononükleer fagosit sistemine dahil olan çok çekirdekli büyük kemik hücresi.
Kemik doku : Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan bir bağ dokusu türü.
Osteosit : Olgunlaşmış (lamelli) kemik matriksinde bulunan, Havers kanalı etrafına genellikle halkasal sıralanmış, sitoplazmik uzantılarıyla birbirlerine ya da Havers kanalı ya da Volkmann kanalına uzanarak beslenen, osteoblastların farklılaşmasıyla oluşan esas kemik hücreleri. Kemik dokuyu oluşturan kemik hücreleri. Kemik matriksinin korunmasından sorumlu olan, lakuna içerisinde yer alan ve sitoplazmik uzantıları ince kanalcıklardan oluşan olgun kemik hücreleri, kemik hücresi. Bu hücrelerin kan kalsiyum düzeyinin korunması ve kemik matriksini üretme gibi görevleri bulunur. [Bakınız: kemik gözesi].
Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.
Fagosit : Yutar hücre.
Oluşum : Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.
Sistem : Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.
Olgun : Yenecek duruma gelmiş (meyve). Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse), kâmil. Tamamlanmış, iyice işlenmiş (yazı, düşünce vb.).
Yıkım : Yıkma işi. Yok olmaya sebep olabilecek şey, büyük zarar, felaket. Yadımlama. İlaç veya metabolizma sonucu ortaya çıkan atık ürünün molekül düzeyinde beden sıvıları ile atılabilir duruma gelmesi. Vücuda verilen çeşitli ilaçların yol açtığı zarar.
Görev : Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.
Dahil : Bir işe karışmış olma, karışma.
Diğer dillerde Kemik hücreleri anlamı nedir?
İngilizce'de Kemik hücreleri ne demek ? : bone cells

Bu kısımda Kemik hücreleri nedir? Kemik hücreleri ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kemik hücreleri tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kemik hücreleri hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.