Karşıt ödek nedir, Karşıt ödek ne demek

Karşıt ödek; Maliye alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Ödeme uyarısı yapılmış bir ödegin taşıyanınca çekici ya da aktarımcılarından birisi üzerine çekilen ikinci bir ödek ki taşıyanı, bununla kabul ya da ödenilmemiş olan ödeğin parasını önelinden başlayarak işleyecek ürem, uyarının aktarımcı ve çekicilere yapılan bildiri giderlerini ve özel sözleşme olmadıkça asıl ödek parasının yüzde belirli bir oranında komisyon alır. Elindeki ödeği ödenmeyen kişinin ödeği çekene gönderdiği karşı ödek.

Karşıt ödek kısaca anlamı, tanımı

Ödek : Korkak. Zarar ödentisi. Borç senedi. Pencere. Çanak biçimindeki çamuru taşa vurup patlatarak oynanan bir çocuk oyunu. Ördek. Kural dışı, yakışıksız bir davranışta bulunan futbol oyuncusuna verilen, oyuncunun para vermesini gerektiren ya da onu belirli bir zaman, kimi kez de ömür boyu oynamaktan uzaklaştıran karşılık. [Bakınız: poliçe]. Bir kişinin başka bir kişi üzerindeki alacağını belirli bir süre sonunda bir üçüncü kişiye ya da göstereceği bir başka kişiye ödemesi için borçlusuna gönderdiği tecimsel belgit. Zaman, tazminat, ödenilmesi gereken şey. Çankırı şehri, Şabanözü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ili, Mursal nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri

 

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Ödeme uyarısı : Ödek, çek ve belgitler gibi tecimsel belgelerin kabul ve ödemeye verildiklerinde ödemekten kaçınma nedeniyle taşıyanın, çekici ve aradaki aktarımcılara dönebilmek amacıyla yasasında belirtilen süre içinde noter eliyle yaptığı uyarı.

Sözleşme : Sözleşmek işi. Bu işlemi gösteren belge, mukavelename. Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem, bağıt, akit, mukavele, kontrat.

Giderler : Mal ya da hizmetler ve borçlar karşılığı yapılan ödemeler.

Komisyon : Alt kurul. Bir işte aracılık yapan kimseye bırakılan yüzde, simsariye.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Çekilen : Grip hastalığı: Çekilene tutuldum. Ortada çekilen var.

Taşıyan : Çek, ödek ve benzeri tecim belgitlerinden kendisine verilmiş ve aktarılmış bulunanların iyesi olan kişi.

Aktarım : Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.

Olmadık : Daha önce olmamış, alışılmamış, beklenmeyen, olağan karşıtı.

Belirli : Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen.

 

Bildiri : Resmî bir makam, kurum veya resmî olmayan bir örgüt, topluluk tarafından herhangi bir durumu ilgililere duyurmak için yazılan yazı, tebliğ, deklarasyon, manifesto. Bilimsel bir konuyu ele alan ve bilimsel bir toplantıda okunup tartışılan yazı, tebliğ.

Ödenme : Ödenmek işi.

Çekene : Keten ipliğinden dokunmuş kilim.

Çekici : Kaza veya arıza yapan, yanlış yere park eden aracı belli bir yere götürmek için kullanılan taşıt. Alımlı.

Bildir : Geçen yıl.

İkinci : İki sayısının sıra sıfatı. Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen. Birinciden sonra gelen kimse veya nesne. Yeni, bir başka. Değer ve kalitece birinciden sonra gelen.

Birisi : Herhangi bir kimse.

Diğer dillerde Karşıt ödek anlamı nedir?

İngilizce'de Karşıt ödek ne demek ? : redraft