Kara ev nedir, Kara ev ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çadır.

Kademeli sergen, alacık.

Teknik terim anlamı:

Büyük çadır.

Karanlık çukur.

Kara ev anlamı, kısaca tanımı

Ev : Yalnız bir ailenin oturabileceği biçimde yapılmış yapı. Aile. Bir kimsenin veya ailenin içinde yaşadığı yer, konut, hane. Soy, nesil

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

Kara evlek : Yağmurun toprağa bir karış geçerek nemlenmesi, tav.

Kademeli : Aşamalı.

Karanlık : Işık olmama durumu. Gereğince anlaşılıp bilinemeyen, ne olacağı, sonu belli olmayan (durum). Karışık. Üzüntü, sıkıntı, perişanlık. Yasalara, töreye uygun olmayan. Işıksız.

Alacık : Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak: Bağı beklemek için alacık yapıyoruz. Çul veya keçeden yapılan çadır. Göçebe çadırlarının üzerine konan eğri ağaç, eğilmesi kolay ağaç sürgünü. Bostan korkuluğu. Ormandaki küçük düzlük, ağaçsız yer: Davarı ormandaki alacıkta otlattım. Vücuttaki çok küçük leke: Bu ala sayılmaz, bir alacık. Yaylaya kurulan hasır bir çeşit çadır. Apaçık, açık kalan yer. Çardak, basit barınak, kulübe. Ağaç güme, çadır. Bağ ve bahçelerde yapılan tahta ya da hasır barınak. (Dereköy Uluborlu Isparta; Garibçe Güdül Ankara). [Bakınız: alacuk]. Kastamonu şehri, Azdavay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kastamonu şehrinde, Küre belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

 

Sergen : Raf. Nesnelerin, insanlara gösterilmek, satılmak için sergilendiği camlı bölme veya yer, camekân, vitrin.

Kademe : Aşama, basamak, derece. Motorlu araçların bakım ve onarım işlerinin yapıldığı birim, bakımevi.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Karan : Yapışkan ve kokulu yaprağı olan, bodur funda boyunda dikensiz bir bitki. Yaban nanesine benzeyen bir bitki. [Bakınız: karağan]. Kahraman, yürekli. Karanlık.

Çadır : Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.

Çukur : Çevresine göre aşağı çökmüş olan yer. Mezar. Çene ve yanaktaki gamze.

Kadem : Ayak. Uğur (I).

Serge : Odalarda tavana yakın konulan raf.

Kade : Küçük kardeş. Arkadaş. Teyze. [Bakınız: kada]. Hala. [Bakınız: kadi]. Ortası yassı, yağlı bir çeşit ekmek. Yenge. [Bakınız: gade].

Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.

Çadı : Kötü huylu kadın.

Diğer dillerde Kara diplik anlamı nedir?

İngilizce'de Kara diplik ne demek ? : black backing