Karakabar nedir, Karakabar ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Taş ve benzerleri sert cisimlerin çarpmasından ya da batmasından ayak altında olan şişlik.

El, ayak ve yüzde çıkan sulu bir çıban.

Ayak ya da el parmaklarında çıkan, bir çeşit çıban.

Karakabar anlamı, tanımı

Karak : Tahta pencere kapağı, kepenk. Hırsız. Bademcik. Geri kalma. Kapı mandalı, sürgü. Karda açılan ince yol, iz. Göz, gözbebeği, bakış, nazar

Karaka : En geride kalan, başarısız. En son, sonuncu. [Bakınız: kapak].

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

Karakabarık : Taş ve benzerleri sert cisimlerin çarpmasından ya da batmasından ayak altında olan şişlik.

Karakabarcık : Şarbon.

Ayak altı : Kapı önü.

El ayak : Küçük çocukların beden eğitimi.

Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.

Çarpma : Çarpmak işi. Kuyu çengeli biçiminde beş kollu büyük olta iğnesi. Dört işlemden biri, çarpmak işlemi, darp. Alaturka müzikte temel notaların arasına sıkıştırılmış ve usulü bozmayan, tek perdelik küçük fazlalık.

Parmak : İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri. Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan. İnç. Eni bu organ kadar olan. Bir işe karışmış olma ilgisi. Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri. Arşının yirmi dörtte biri.

 

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Şişlik : Şiş (II) olmaya elverişli. Şiş (I).

Yüzde : Herhangi bir işte aracı olan kimseye, görevinin karşılığı olarak belli bir hesaba göre verilen ücret, yüzdelik. Herhangi bir sayı ile kullanıldığında yüze bölünen bir şeyin o kadarlık parçasını belirten bir söz.

Çıkan : Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Çıban : Vücudun herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride veya deri altında şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Şişli : İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. Trabzon kenti, Hayrat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Van ilinde, Bahçesaray ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

Cisim : Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey. Gövde, beden, vücut.

Diğer dillerde Karagül koyunu anlamı nedir?

İngilizce'de Karagül koyunu ne demek ? : karakul sheep