Karbüratör nedir, Karbüratör ne demek

Karbüratör; bir teknik terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Patlamalı motorlarda akaryakıtı buharlaştırıp hava ile karışmasını sağlayan cihaz

Fransızca'da Karbüratör ne demek?:

collimateur

Karbüratör hakkında bilgiler

Karbüratör, içten yanmalı motorlarda, motorun silindirlerinde yanacak benzin-hava karışımını sağlayan aygıt.

Pistonların silindirdeki emiş gücüyle emilen hava, karbüratörün içinden geçerken bir miktar benzini de beraberinde sürükleyerek onu buharlaştırır ve oluşan gaz karışımı silindirlere girerek bujilerden saçılan kıvılcımla ateşlenir. Karbüratör, emilecek havayı ve karışacak benzinin oranını ek düzeneklerle otomatik olarak ayarlar.

Çalışma şekli ve yapısı:

Karbüratör basitçe, orta bölümde daralan bir hava borusu ile bu boruya ince birkaç kanalla bağlı bulunan benzin haznesinden oluşur. Hava borusuna boğaz, boğazın daralan bölümüne ise venturi denir. Motora emilen hava fizik kurallarına göre venturiden geçerken hız kazanır ve bu bölümde düşük basınç yaratır. Oluşan düşük basınç (vakum) benzin haznesindeki yakıtın emilip hava ile karışarak silindir veya silindirlere doğru yol almasını sağlar. Bu yüzden ana yakıt kanalı venturiye açılır. Boğazın, havanın gidiş yönüne göre venturiden sonraki bölümünde motora alınacak olan havanın, dolayısıyla da hava - yakıt karışımının miktarını ayarlamaya yarayan gaz kelebeği bulunur. Gaz kelebeği otomobillerdeki gaz pedalının hareketiyle çalışır. Sürücü gaz pedalına basmakla aslında gaz kelebeğinin açıklığını artırmaktadır. Benzin, karbüratördeki hazneye ya benzin pombası ile gönderilir ya da bazı motosikletlerde olduğu gibi kendi ağırlığı ile dolar. Haznedeki benzin miktarını sabit bir düzeyde tutmak için burada şamandıralı bir supap bulunur. Motorlu taşıtlarda ve diğer alanlarda kullanılmakta olan benzinli motorların, değişen şartlara göre istenen güç ve devirde çalışabilmesini temin edebilmek amacıyla modern karbüratörler birçok karmaşık sistemle donatılmıştır. Benzin ile havanın öz kütleleri ve diğer fiziksel özellikleri farklı olduğu için hava - yakıt karışımının miktar ve oranı sadece gaz kelebeği ile kontrol edilememektedir. Geliştirilen pek çok sisteme rağmen karbüratörlerden, mükemmel düzeyde verim alınamayacağı anlaşılmış ve bugünkü çoğu modern taşıtta yerini yakıt enjeksiyonu sistemi almıştır.

 

Karbüratör tanımı, anlamı:

Motor : Herhangi bir enerjiyi mekanik enerjiye dönüştüren düzenek. Akaryakıtla işleyen deniz aracı. Motosiklet.

Buhar : Isı etkisiyle sıvıların ve bazı katıların dönüştükleri gaz durumu.

Hava : Gökyüzü. Esinti. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Müzik parçalarında tür. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Çekicilik. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Çevreyi kuşatan boşluk. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Tarz, üslup. Keyif, âlem. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü.

 

Karbür : Karbonun başka bir elementle birleşmesinden oluşan madde.

Patlamalı : Hava etkisiyle benzinin, petrolün, alkolün hızlı yanmasıyla çalışan (motor).

Akaryakıt : Benzin, gaz yağı, mazot vb. sıvı yakıt.

Karışma : Engelleme, araya girme, müdahale. Düzeni bozulma. Karışmak işi.

Cihaz : Aygıt, alet, takım. Çeyiz.

Yanma : Bir cismin oksijenle birleşmesi sırasında ortaya çıkan olayların tümü. Yanmak işi.

Silindir : Motorlu taşıtların motorunda pistona güçlü bir itiş sağlamak için gaz karışımının yandığı veya patladığı yer. Alt ve üst tabanları birbirine eşit dairelerden oluşan bir nesnenin eksenini dikey olarak kesen, birbirine paralel iki yüzeyin sınırladığı cisim, üstüvane. Yol yapımında toprağı sıkıştırarak düzleştirmek için kullanılan genellikle motorlu araç. Metalleri inceltme, kumaşları parlatma, kâğıt üzerine baskı yapma vb. işler için sanayide kullanılan merdane, silindir makinesi. Silindir şapka.

Benzin : Petrolün damıtılması ile elde edilen, özgül ağırlığı yaklaşık 0,65 olan, renksiz, uçucu, kendine özgü kokusu bulunan bir sıvı. Benzen. Bir organik yağ çözücü türü.

Diğer dillerde Karbüratör anlamı nedir?

İngilizce'de Karbüratör ne demek? : n. carburetter, carburetor, carburettor

Fransızca'da Karbüratör : carburateur [le]

Almanca'da Karbüratör : n. Vergaser

Rusça'da Karbüratör : n. карбюратор (M)