Kedi karaciğer kelebeği nedir, Kedi karaciğer kelebeği ne demek
Teknik terim anlamı:
Başta kedi olmak üzere birçok memelinin, bu arada insanların safra yollarında yaşayan, 8-10 mm. boyunda yaprağımsı yassı kurt.
Kedi karaciğer kelebeği anlamı, tanımı
Karaciğer kelebeği : Karaciğerde yaşayan kelebek türlerinin genel adı. a. bk. büyük karaciğer kelebeği, küçük karaciğer kelebeği. İlkel solucanlardan, yassı solucanlar (Platyhelminthes) sınıfının, trematodlar (Trematodes) takımından, büyük karaciğer kelebeği (Distomum hepatica) ve küçük karaciğer kelebeği (D.lanceolatum) türleri koyun ve sığırların karaciğerlerinde yaşayan, kanşık ve uzun olan gelişmeleri iki ara konağı gerektiren bir cins. (Distomum) İlkel-kurtlardan yassıkurtlar (Plathelminthes) sınıfının trematodlar (Trematodes) takımına giren bir cins. Bunun büyük karaciğer kelebeği (D. hepatica) ve küçük karaciğer kelebeği (D. lanceolatum) türleri koyun ve sığırların karaciğerlerinde yaşar. İki ara konağı gerektiren gelişmeleri oldukça karışık ve uzundur
Keleb : İplik çilesi. [Bakınız: kelep].
Kelebe : Kuyu dolabı. Dokuma aygıtında ipliği masuraya sarmaya yarayan araç, çıkrık. Ekin yüklenen arabaların arkasına konan iki ucu delikli tahta parçası. Değirmen oluğunun açılmaması için, oluğu sıkıştıran çıtalar. (Mudurnu Bolu).
Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.
Karaciğer : Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.
Kedi : Kedigillerden, köpek dişleri iyi gelişmiş, kasları çevik ve kuvvetli evcil, küçük memeli hayvan, pisik (Felis domesticus).
Kele : Boğa, tosun.
Bu arada : Bu süre içinde. Yeri gelmişken, bu meyanda. Bir işi yaparken birlikte, beraber.
Memeli : Memesi olan.
Bu ara : Bura, burası.
Birçok : Oldukça çok, sayısı belirsiz, bir hayli, müteaddit.
Başta : İlk olarak. Özellikle.
Yassı : Yayvan ve düz.
İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.
Boyun : Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer.
Safra : Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık. Bazı balık ağlarının alt tarafına takılan, ağın su içinde kalmasını sağlayan ağırlık, balast. Karaciğerin hazmı kolaylaştırmak için onikiparmak bağırsağına salgıladığı yeşilimsi sarı renkli acı sıvı, öd. Sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kimse veya şey. Gemileri ve her boyda deniz aracını dengede tutmak, istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için dip bölümlerine konulan ağırlık, balast.
Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.
Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.
Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.
Yaşa : Hoşnutluk, sevinç ve benzerleri duyguları anlatmak için söylenen bir söz, yaşasın, ole. Ak koyunların üstüne süs ya da im olarak sürülen kırmızı boya. Kırmızı toprak. Sağlıklı ol, varlığını sürdür, rahat bir yaşamın olsun anlamında kullanılan bir isim.
Diğer dillerde Kedi karaciğer kelebeği anlamı nedir?
İngilizce'de Kedi karaciğer kelebeği ne demek ? : cat liver fluke

Bu kısımda Kedi karaciğer kelebeği nedir? Kedi karaciğer kelebeği ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kedi karaciğer kelebeği tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kedi karaciğer kelebeği hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.