Keep something going türkçesi Keep something going nedir

  • Devam ettirmek.

Keep something going ingilizcede ne demek, Keep something going nerede nasıl kullanılır?

Keep : Himaye. İşletmek (otel vb). Kale. Saklamak. İç kale. Kalmak. Bakmak. Konumunda tutmak. İlerlemek. Geçim.

Something : Bir şey. Önemli bir şey. Birşey. Falan.

Going : Çalışan. Mevcut. Tempo. Giden. Şu anki. Yaşayan. Gidiş hızı. Başarılı (iş). Gidişat. İlerleme hızı.

Keep something dark : Gizli tutmak.

Keep something handy : El altında bulundurmak.

They had something going : Bir ilişkileri vardı. Bir aşk hikayesine dahil oldular. Birbirlerine karıştılar. Aralarında yürüyen birşey vardı.

Keep something under wraps : Saklamak. Gizli tutmak. Gizlemek.

Keep something quiet : Örtbas etmek. Bir şeyi gizli tutmak. Gizli tutmak. Saklamak. Sır olarak saklamak.

İngilizce Keep something going Türkçe anlamı, Keep something going eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keep something going ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Extend : Sunmak (taziye veya kutlama). Uzatmak. Sürmek. Erişmek. Germek. Büyütmek. Genişletmek. Büyümek. Uzamak. Yardım eli uzatmak.

Continues : Devam etmek. Kalmak. Ertelemek. Uzamak. Dayanmak. Sürmek. Sürdürmek. Uzatmak. İdame etmek.

Extends : Yaymak. Uzamak. Genişletmek. Vermek. Büyümek. Avcı hattına yayılmak. Yardım eli uzatmak. Uzatmak. Genişlemek.

 

Keep the ball rolling : İşleri kaldığı yerden devam ettirmek. Sürdürmek. Yürütmek. Devam etmek. İyi bir işi sürdürmek.

Perpetuate : Aralıksız yapmak. Ebedileştirmek. Sürdürmek. İdame etmek. Korumak. Sürekli kılmak. İpka etmek. Ölümsüzleştirmek. Olagelmek.

Continueing : Sürdürmek. Devamı gelmek. Sürmek. İdame etmek. Dayanmak. Olagelmek. Uzamak. Devam etmek.

Keep up : Geçindirmek. Devam etmek. Su üstünde tutmak. Seviyesine ulaşmak. Bakımını sağlamak. Ayakta tutmak. Ayakta kalmak. İdame etmek. Yukarda tutmak.

Maintains : Korumak. Savlamak. Geçindirmek. Bakmak. İdame ettirmek. Sürdürmek. Sağlamak. Bakım yapmak. Yollamak.

Carry on : Kızgınlıktan bağırıp çağırmak. Sürdürmek. Yürütmek. Aşırı bir şekilde davranmak. Kırıştırmak. İlişkisi olmak. Şamata etmek. Devam etmek. Yapmak.

Maintain : Bakımını yapmak. Savlamak. Yollamak. Korumak. Savunmak. Sağlamak. Bakmak. Sürdürmek. Paraca desteklemek. İyi halde tutmak.

Keep something going synonyms : kept, kept up, keep going, continue, keeping up.