Kekiç nedir, Kekiç ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Çekiç.
[Bakınız: kekiş].
Pamuk kozasının kabuğu.
Mısır koçanı.
Çene altı.
Gaga.
Küçük çek.
Teknik terim anlamı:
Çekiç. (Erenköy, İnönü Eskişehir).
Kekiç tanımı, anlamı
Keki : Büyük kardeş. Çamaşır. İç giysisi
Mısır koçanı : Mısır taneleri ve koçan kılıfları ayrıldıktan sonra geriye kalan kısım.
Eskişehir : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Erenköy : Artvin şehri, Demirkent bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Artvin şehrinde, Murgul belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Bilecik şehrinde, Söğüt belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Eskişehir ili, İnönü belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Gaziantep kenti, Nizip belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Giresun şehrinde, Çanakçı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kütahya ili, Altıntaş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Manisa ili, Alaşehir belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Rize şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun ilinde, Ondokuzmayıs ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Samsun ilinde, Tekkeköy ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun şehri, Terme ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sinop şehrinde, Durağan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon şehri, Çarşıbaşı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Trabzon ili, Of ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Zonguldak ilinde, Çaycuma belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Kekiş : Pamuk kozasının kabuğu. Mısır koçanı. Çene altı : Kekişi çok dolgun.
Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.
Mısır : Buğdaygillerden, gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık 2 metre olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi (Zea mays). "Duymayan kalmadı" anlamındaki Mısır'daki sağır sultan bile duydu atasözünde geçen bir söz. Bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü. Bu ürünün taneleri.
Pamuk : Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi (Gossypium). Bu tellerin işlenmiş biçimi. Yere serili halı, kilim vb. yaygıların üzerinde oluşan, uçuşabilen toz kümecikleri, hav. Bu bitkinin işlenmiş biçiminden yapılmış. Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş ince, yumuşak tellerin adı.
İnönü : Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri.
Koçan : Marul, lahana vb. sebzelerde yaprakların çıktığı sert gövde. Mısırın tanelerini taşıyan, üzeri yaprakla sarılı, püsküllü meyvesi. Belge, izin belgesi. Defter biçimindeki makbuz ve biletlerin zımbalı bölümü koparıldıktan sonra cilde bağlı kalan parçası. Mısırın taneleri atıldıktan sonra kalan sert bölüm. Tapu senedi.
Çekiç : Çivi çakma, madenleri dövme vb. işlerde kullanılan saplı bir el aleti. Yaklaşık 1,20 metre uzunluğundaki madenî tele bağlı ve ağırlığı 7,257 kilogram olan gülle.
Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.
Koça : Siğil. Küçük basamak.
Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.
Çene : Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.
Altı : Beşten sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı. Beşten bir artık.
Koza : İçinde tohum veya krizalit bulunan korunak, kozalak. İpek böceğinin ördüğü ve içine kapandığı korunak.
Eski : Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.
Gaga : Genellikle kuşlarda ağzın bir uzantısı durumunda olan, biçim ve büyüklüğü değişik, boynuz yapısında, katı ve çıkıntılı organ. Ağız.
Diğer dillerde Keith flack düğümü anlamı nedir?
İngilizce'de Keith flack düğümü ne demek ? : keith-flack node

Bu kısımda Kekiç nedir? Kekiç ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kekiç tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kekiç hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.