Keseyh nedir, Keseyh ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Belin ya da çapanın çıkardığı sıkışmış kuru, iri toprak parçası.

Kesek; sürülmüş tarlada nemli toprağın kuruduktan sonra meydana getirdiği gayrimuntazam topak.

Keseyh anlamı, tanımı

Kesey : Başörtüsü

Kese : Cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba. Kısa, kestirme (yol). Beş yüz kuruşluk para birimi. Bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap. Bir kimsenin mal varlığı. Su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik. Organizmanın bazı boşlukları. Bu küçük torba miktarında olan. Yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez.

Gayrimuntazam : Düzensiz, dağınık, gelişigüzel.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.

 

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Topak : Yuvarlak biçimde olan nesne, toparlak. Yufka açmak için avuç içinde yuvarlak bir biçim verilen hamur parçası. Bu biçim verilmiş şey. Şişe ya da kadeh. Hayvanlarda, parmakların ardında topuğu andıran çıkıntı.

Çapan : Alkış, el çırpma. Düğün yemeği yapan ahçı. Kadın. Engelli, tehlikeli. Yaş ağaçtan eğilerek yapılan çiftte zincir işini yapan aygıt. Ceket. Kaput bezi. Kemik ya da kösele dokuma kirkiti. (Kızılcasöğüt Banaz Uşak). Düğünlerde ahçılık yapan kimse. (Hüyüklü Yalvaç Isparta). Düğün yemeği yapan aşçı.

Topra : Torba.

Sıkış : Toplu, tıkız, şişman.

Gayri : Gayrı. Artık, bundan böyle. Artık.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Kesek : Bel, çapa veya sabanın topraktan kaldırdığı iri parça. Tezek. Çimen yapmak için üzerindeki otuyla birlikte çıkarılmış çayır parçası.

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

Nemli : Nemi olan, az ıslak, rutubetli, kuru karşıtı. Yaşlı (göz).

 

Gayr : Başka kimse, başkası.

Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).

Çapa : Tarlalarda toprağı işlemek için kullanılan ağaç veya demir saplı kazı aracı. Çapalama işi.

Diğer dillerde Kesenlik anlamı nedir?

İngilizce'de Kesenlik ne demek ? : secant