Ketozisin sinirsel formu nedir, Ketozisin sinirsel formu ne demek

Ketozisin sinirsel formu; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Başı sabit tutma, yürüyüş bozuklukları, anormal yalama hareketle ve aşırı duyarlılık gibi davranış bozukluklarıyla belirgin ketozis.

Ketozisin sinirsel formu tanımı, anlamı

Keto : Karbonil grubunu belirten ön ek. İki karbon atomuna bağlı karbonil grubu

Ketoz : Keto grubu (C=O) kapsayan herhangi bir monosakkarit. Keton grubu içeren şeker. Molekülünde keton grubu içeren bir monosakkarit. İkinci karbon atomunda bir keton grubu kapsayan herhangi bir monosakkarit.

Ketozis : Özellikle geviş getirenlerde karbonhidrat metabolizmasının bozulması sonucu, kanda, dokularda ve idrarda beta-hidroksibutirik asit, asetoasetik asit ve asetontan ibaret keton keton cisimleri konsantrasyonunun artması ve kanda glikoz düzeyinin düşmesiyle belirgin bir metabolizma hastalığı. Geviş getirenlerde asetonemi ve gebelik toksemisi.

Sinir : Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik. Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.

 

Sinirse : Islak odun, yaş ağaç.

Form : Biçim, şekil. Bir şeyin istenilen ve olması gereken durumu. İstenilen şeylerin yazılması, doldurulması için hazırlanmış basılı belge.

Sini : Üzerinde yemek de yenilebilen, yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi.

Sinirsel : Sinirle ilgili, asabi.

Aşırı duyarlılık : Bir antijene karşı organizmanın oluşturduğu doku ve organ hasarı gibi istenmeyen sonuçlara yol açan aşırı değişmiş bağışık yanıt gösterme. Anafilaksi.

Duyarlılık : Duyarlı olma durumu, duygunluk, duyarlık, hassaslık.

Bozukluk : Bozuk olma durumu. Bozuk para.

Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Davranı : Bir oyuncunun sahnede yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma yönelmesi. Aristoteles'e göre, tragedyanın altı özelliğinden biri olan davranı'da yazarın tragedya kahramanında dört şey araması gerekir: a. Kahramanın davranışı iyi olmalı . b. Kahramanın davranışı doğru olmalı c. Kahramanın davranışı gerektiği gibi olmalı. d. Kahramanın davranışında bir bütünlük (birlik) olmalı. Sahnede bir oyuncunun yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma gitmesi. Bir görüşmede, görüşülenlerin araştırma konusundaki ilk yargılarında payı bulunan, görüşmecinin dış görünüşü ve yaklaşımından kaynaklanan kişisel durum.

 

Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

Anormal : Genel olana, alışılmışa ve kurala aykırı olan, normal olmayan, düzgüsüz. Dengesi yerinde olmayan, davranışı bozuk olan, deli, sapık.

Yürüyüş : Yürüme işi. Bir olayı protesto etmek, bir konuya dikkati çekmek amacıyla topluca yürüme. Birliklerin bir yerden başka bir yere gitmesi. Spor amacıyla yapılmış olan yürüme.

Duyarlı : Dış etkenlere karşı duyarlığı olan, duygun, hassas.

Yürüyü : Yürüyerek.

Diğer dillerde Ketozisin sinirsel formu anlamı nedir?

İngilizce'de Ketozisin sinirsel formu ne demek ? : nervous form of ketosis