Klamidya nedir, Klamidya ne demek

Klamidya; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kokoit, oval veya yuvarlak biçimde hareketsiz, sporsuz, kapsülsüz, aside dirençli olmayan, 0, 2-1, 5 nm çapında boyutlara sahip zorunlu hücre içi bakteriler.

Klamidya kısaca anlamı, tanımı

Klamidya enfeksiyonu : Farklı hayvan türlerinde Chlamidia türü mikroorganizmalar tarafından oluşturulan enfeksiyon, klamidiyozis. Kanatlı klamidiyozisi. Koyunların enzootik abortusu. Epizootik sığır abortusu. Klamidya poliartritisi. Epizootik klamidiyozis. Sığırların sporadik ensefalomiyelitisi

Klamidya poliartritisi : Buzağı ve kuzularda Chlamydia psittaci serotip 2 tarafından oluşturulan, eklemlerin yangısı, tendo kılıfı fibrozisi, sinovyal villusların hiperplaziyle belirgin sistemik enfeksiyon, klamidiya enfeksiyonu.

Aside dirençli : Belli boyalarla boyandıktan sonra asitlerle muamele gördüğünde kolaylıkla boyası giderilemeyen veya uzaklaştırılamayan bakteriler, aside dayanıklı, asit-fast. Özellikle Mikobakterium türleri ve Ziehl-Neelson boyası için kullanılır. Bu özellikteki boyaların genel adı.

Hareketsiz : Hareket etmeyen, yerinden kımıldamayan, durgun, durağan.

Hücre içi : Hücrenin içinde olan. İntrasellüler. [Bakınız: göze-içi].

Dirençli : Direnci olan.

Yuvarlak : Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Top veya küre biçiminde toparlak şey. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Homoseksüel erkek.

 

Zorunlu : Kesin olarak gereksinim duyulan, zaruri, mecburi, ıztırari. Doğal olarak kaçınılması imkânsız olan, olumsal karşıtı.

Bakteri : Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.

Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

Kapsül : Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. Şişe kapağı. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç. Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap.

 

Hareke : Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konulduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret.

Direnç : Dayanma, karşı koyma gücü, mukavemet. Bir nesnenin elektrik akımına karşı dayanma özelliği, mukavemet, rezistans. Bir çevrime istenilen değerde ek direnç katmak için kullanılan düzen, mukavemet, rezistans.

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Kokoit : Yuvarlak, kok biçiminde olan.

Harek : Fasulye sırığı.

Yuvar : Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genel olarak yuvarlak veya oval küçük cisim. Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim.

Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Boyut : Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Film ya da fotoğrafta boyut, format. Genişlik, kapsam. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut.

Diğer dillerde Klamidya anlamı nedir?

İngilizce'de Klamidya ne demek ? : chlamydia