Kloof türkçesi Kloof nedir

  • Vadi (g. afr.).
  • Dere.
  • Güney afrika'da derin vadi.

Kloof ingilizcede ne demek, Kloof nerede nasıl kullanılır?

Klondike : Yukon nehrine karışan bir nehir. Solitaire iskambil kartı oyunu türü. Kuzeybatı yukon'da bir bölge (kanada). Teksas'ta bir kasaba (abd).

Klondike gold rush : Klondike altına hücumu. Altın aramak için insanların kuzeybatı kanada'ya 1897 yılında başlayan kitlesel göçü.

Klossiella species : Klossiella türleri. Atlarda k. equi, laboratuvar hayvanlarında ve farelerde k. muris, gine domuzlarında k. cobayae ve boğa yılanlarında k. boae olan, konaklarının böbrek hücrelerinin içerisinde gelişen ve 60 kadar sporokist içeren ince duvarlı ookistler meydana getirerek nefritis ve hematüriyle belirgin ciddi bir hastalık tablosunun oluşumuna neden olan türler.

Amateur foklorist : Özengen halkbilimci. Halkbilim konusunda kendi kendisini yetiştirmiş ve yaptığı çalışmalar sonunda değerli yapıtlar vermiş olan kişi. bk. halkbilimci, uğraşman halkbilimci.

Anthropological folklorist : İnsanbilimsel halkbilimci. İnsanbilimin alanına giren konularla ilgilenen halkbilimci, bk. insanbilim.

Backlogs : Geciktirilmiş. Yığılmış iş. Yedek kütük (ocak). Hizmet bekleyen. İhmal edilmiş işler. Artbirikim. Yarım kalmığ işler. Yarım kalmış işler. Şöminenin arkasına konan küllük. İhtiyat.

 

Applied folklore : Uygulamalı halkbilim. Halkbilimin konu ve kuramlarını düşünsel düzeyden uygulama alanına aktaran bilim dalı. bk. halkbilim, uygulama.

City folklore : Kent halkbilimi. Kentlere özgü halkbilim olay ve ürünleleriyle ilgili araştırma ve incelemeler yapan bilim dalı. bk. halkbilim.

Applied folklorist : Araştırmalarını halkbilimin uygulama alanında yoğunlaştırmış olan araştırıcı, bk. uygulamalı halkbilim, halkbilim alan araştırıcısı, halkbilim alan araştırması. Uygulamalı halkbilimci.

Booklouse : Un değirmenleri, ekin ürünleri ve eski kitaplardan başka, böcek koleksiyonlarına da üşüşerek oldukça önemli zararlara yol açan iri başlı böcek. Kitap biti.

İngilizce Kloof Türkçe anlamı, Kloof eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kloof ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bournes : Sınır. Diyar. Amaç. Gaye. Su. Ülke. Çay. Hedef. Memleket.

Brook : Kabul etmek. Boyu, beslenme teknesi ve aşırı taşkın dışında taşıdığı su niceliği ile en küçük akarsu. Dayanmak. Katlanmak. Irmak. İzin vermek. Çay. Çekmek.

Distant : Samimiyetsiz. İlgisiz. Uzakta. Soğuk. Mesafeli. Ağır. Irak (yer). Uzak. Irak. Uzaktan.

Bourne : Amaç. Su. Diyar. Memleket. Sınır. Ülke. Hedef. Gaye. Çay.

Bourns : Memleket. Amaç. Su. Çay. Diyar. Hedef. Sınır.

Reserved : İçine kapanık. Ayırtılmış. Rezerve edilmiş. Sessiz. Ağzı sıkı. Tutulmuş. Yedek. Mesafeli (davranış). Çekingen. Saklı.

Glen : Küçük vadi. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Vadi. New york eyaletinde yerleşim yeri. Dar vadi.

 

Creek : Koy. Çay. Irmak kolu. Med-cezir kolu. Küçük körfez. Küçük bir körfez veya liman.

Dale : İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Vadi. Küçük vadi. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Geniş vadi.

Beck : Birisini işaretle çağırmak. Çay. Baş işareti. Irmak. İşaret etmek.

Kloof synonyms : dales, creeks, brooking, bourn, upstage, eaves trough, branches, brooked, branch.

Kloof zıt anlamlı kelimeler, Kloof kelime anlamı

Unreserved : Çekinmeyen. Samimi. İçten. Şartsız. Sınırlanmamış. Tam. Açık sözlü. Koşulsuz. Kayıtsız. Sınırsız.

Kloof ingilizce tanımı, definition of Kloof

Kloof kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A glen. A ravine closed at its upper end.