Knots türkçesi Knots nedir

Knots ile ilgili cümleler

English: I showed Tom how to tie some knots.
Turkish: Bazı düğümleri nasıl bağlayacağımı Tom'a gösterdim.

Knots ingilizcede ne demek, Knots nerede nasıl kullanılır?

At a rate of knots : Göz açıp kapayıncaya kadar. Hızlı hızlı. Fırtına gibi. Çabucak. Göz açıp kapatana kadar. Hızla. Jet gibi. Son sürat.

Tie oneself in knots : Dokuz doğurmak.

Tie oneself into knots : Belaya bulaşmış olmak. Zor bir durumda olmak. Kendini düğümlerle bağlamak.

Bowknots : Fiyong. İlmek. Fiyonk. İlmik.

Slipknots : İlmek. Bağlandığı yerde aşağı yukarı inip çıkan düğüm. İlmik.

Eyelet knot : Matafyon bağı.

Root knot nematode : Hemen her çeşit bitkide, kök bölgesine yerleşerek urlar meydana getiren, yurdumuza ve bütün yeryüzüne yayılmış minik solucan. Kök boğum solucanı.

Gordian knot : Sadece asya'nın gelecek kralı tarafından çözümlenebilecek karışık bir düğüm bağlayan phrygia kralı gordius ile ilgili olan (yunan mitolojisi). Görünürde çözümlenemeyecek olan sorun. Kördüğüm. Büyük iskender'in çözemeyip kılıcı ile kestiği düğüm. Zor ve karmaşık sorun.

Gordian knot : Görünürde çözümlenemeyecek olan sorun. Kördüğüm. Sadece asya'nın gelecek kralı tarafından çözümlenebilecek karışık bir düğüm bağlayan phrygia kralı gordius ile ilgili olan (yunan mitolojisi). Zor ve karmaşık sorun.

 

Unknots : Bir düğümü açmak. Bağlanmış bir ipi veya halatı çözmek. Bir düğümü çözmek.

İngilizce Knots Türkçe anlamı, Knots eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Knots ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Holdfast : Dayak. Kenet. Bir şeyi yerinde tutan bir alet. Kanca. Mengene. Destek. Sabit nokta kazık grubu. Tutan şey. İşkence. Çengel.

Loop : Dönme. İlmek şekli oluşturmak. İlmik. Öze. Spiral. İlmek. Döngü (bilişim veya bilgisayar terimi). Bilgisayar, bilişim, gitar, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Gordian knot : Sadece asya'nın gelecek kralı tarafından çözümlenebilecek karışık bir düğüm bağlayan phrygia kralı gordius ile ilgili olan (yunan mitolojisi). Kördüğüm. Görünürde çözümlenemeyecek olan sorun. Zor ve karmaşık sorun. Büyük iskender'in çözemeyip kılıcı ile kestiği düğüm.

Entangles : Başını derde sokmak. Bulaştırmak. Mania. Dolaşıklık. Karmakarışık etmek. Engel.

Fastener : Raptiye. Bağlayıcı. Bağ. Bağlayıcı şey. Ataş. Fermuar. Kopça. Çıtçıt. Kilit. Mandal.

Browse around : Gezmek.

Admix : Beton katkı. Katmak. Katıp karıştırmak. Karışmak. Harç katkı.

Bow : Reverans. Başıyla selamlamak. Baş. Başla selamlama. Boyun eğmek. Pruva. Çekilmek. Baş eğmek. Yay. Eğmek.

Encode : Düzenekleme. Kodlama. Kodlamak. Enkode etmek. Kapamak. Düğümleme. Kodlu metin. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Veriyi, bir düğüm ya da düğümlenmiş damga takımı kullanarak, özgün biçime yeniden çevirilme olanağı sağlayacak biçimde, çevirmek. bu terim, kimileyin veriyi tümüyle özgün biçime yeniden çevirme olanağı bulunmadığında da kullanılmaktadır.

 

Attach : İliştirmek. Yamamak. Yapıştırmak. Ekleme yapmak. Bitiştirmek. Tutturmak. Takmak. İlişkin kılmak. El koymak.

Knots synonyms : hawser bend, loop knot, barrel knot, lover's knot, sailor's breastplate, fisherman's bend, true lovers' knot, turk's head, overhand knot, truelove knot, blood knot, square knot, prolonge knot, fisherman's knot, love knot, true lover's knot, surgeon's knot, figure eight, lovers' knot, stopper knot, tie, astrict, clove hitch, looped, half hitch, amalgamate, entwine, affiliating, figure of eight, become tangled, astricted, circulate, admixes.

Knots zıt anlamlı kelimeler, Knots kelime anlamı

Untie : Açmak. Çözmek. Çözülmek. Halletmek.

Smoothness : Yüzey düzgünlüğü. Yumuşaklık. Akıcılık. Tatlılık. Kayganlık. Düzgünlük. Pürüzsüzlük. Düzlük.