Koşut nedir, Koşut ne demek

Koşut; bir matematik terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Paralel

"Koşut" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kuruluş, işletmeye koşut olarak başka yararlı işler de yaptı." - A. Boysan

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Bir düzlemde kesişmeden ilerleyen, iki ya da daha çok sayıdaki doğruların ya da ışınların özelliği.

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Eşit uzaklıkta bulunan.

Bilimsel terim anlamı:

matematik: Yan yana ve birbirine kavuşmadan uzayıp giden (doğru ve benzeri).

Seciler arasında ölçü bakımından da uygunluk bulunması: "Hamd-i na-mahdut ve sena-yı na-madut Cenab-ı Hakk'a mahsustur."

İngilizce'de Koşut ne demek? Koşut ingilizcesi nedir?:

parallel

Osmanlıca Koşut ne demek? Koşut Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

mütevazı

Koşut hakkında bilgiler

Paralel, uzunluğu boyunca birbirinden eşit uzaklıkta bulunan doğru ya da düzlemlerin birbirlerine göre durumlarını tanımlamakta kullanılan bir sıfat. Parallellik Öklid evreninde mümkündür ve Öklid'in paralel aksiyomunun temelini oluşturur.

Paralel aksiyomu ya da paralel postülası, Öklidci geometriyi oluşturan 5 aksiyomdan birisidir. Bu aksiyoma göre bir düzlemdeki herhangi bir doğru üzerinde bulunmayan bir noktadan, o doğruya paralel sadece bir doğru çizilebilir. Öklid'in diğer aksiyomlarının aksine kendinden ispatlı değildir. 19. yüzyılda Nikolay Lobachevsky ve János Bolyai'nin (1802–60) birbirlerinden bağımsız olarak paralel aksiyomu değiştirmeleri, tamamen kararlı olan Öklidci olmayan geometrinin ortaya çıkmasını sağlamıştır.

 

Koşut tanımı, anlamı:

Paralel : Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen, koşut, muvazi, mütevazi. Yerküresi üzerinde çizildiği varsayılan, Ekvator'a paralel çemberlerden her biri. Aynı zaman içinde gelişen veya aynı özellikleri gösteren (olay, düşünce vb.).

Koşutluk : İki çizginin koşut olması, paralellik. Olay, düşünce vb. arasında benzerlik bulunması durumu.

Boyun : Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer. Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım.

Eşit : Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse). Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi.

Uzaklık : İki nokta arasındaki uzay ölçümü, mesafe. Uzak olma durumu, ıraklık.

Düzlem : Üzerine, kesişen iki doğrunun her noktasının dokunması gereken yüzey, müstevi. Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan, düz, yassı. Ortam.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır.

Tanımlamak : Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtmek ve açıklamak, tarif etmek.

 

Sıfat : Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal veya hukuki bakımdan yeri ve özelliği. Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten kelime, ön ad. Yüz, kılık ve dış görünüş.

Koşut ağaç : Araçlı cimnastikte kullanılan temel dayanma ve asılma aracı.

Koşut bağlama : bk. yanaşık bağlanım. Bir çevrimdeki akıma aynı yönde çeşitli yollar bağlama. Birden çok iletken , üreteç ya da sığanın eş imli uçlarını birleştirerek yapılan bağlama türü.

Koşut çemberi : Her iki yarımyuvarda eşleğe koşut olarak, geçtikleri düşünülen ve çevre uzunlukları giderek kısalıp, eksenucunda noktaya dönüşen çemberlerden her biri.

Koşut gelişim : Aralarında tarih ve coğrafya yönünden hiçbir ilişki bulunmayan halk kültürlerinde, aynı evreli benzer halkbilim ürün ya da olayının oluşumu, bk. koşutçuluk, krş. halk düşüncesi, temel düşünce, yakınlaşım, yayılım. Birbiriyle ilişkisi bulunan, ayrı ayrı zaman ve yerlerde ortaya çıkan birden çok olgunun ve parçalarının art arda ya da iç içe sıralanışıyla kendini gösteren anlatım çeşidi.

Koşut izdüşüm : Özeği sonsuza kaymış özeksel izdüşüm. [Bakınız: paralel izdüşüm]

Koşut kavrama : Asılma aracını birbirine dönük avuçlarla kavrama.

Koşut kaydırma : Alıcı ile konu arasındaki uzaklık değişmeksizin gerçekleştirilen kaydırma çeşidi. (Bunlar düşey kaydırma, yanlamasına kaydırmadır).

Koşut kurgu : İki ya da daha çok olgu ve bunların parçalarının birbiri ardından sıralanmasına; bir olgu bitirildikten sonra bununla ilgili ikinci, üçüncü olguya geçilmesine dayanan ve koşut gelişimi sağlayan kurgu çeşidi.

Koşut oyun : Çocuğun bir arkadaşı ile birlikte aynı gereçleri hemen hemen aynı biçimde kullanarak, ancak etkin bir işbirliği kurmadan ve ortaklaşa bir amaç gütmeden oynadığı oyun türü.

Koşut sınıflama : Kitaplık gereçlerini hem belirli bir sınıflama yöntemine hem de boy ve türlerine göre ayırma.

Diğer dillerde Koşut anlamı nedir?

İngilizce'de Koşut ne demek? : adj. parallel

Fransızca'da Koşut : parallèle

Almanca'da Koşut : adj. gleichlaufend, gleichläufig, parallel

Rusça'da Koşut : adj. параллельный