Kolan balığı nedir, Kolan balığı ne demek

Kolan balığı; bir hayvan bilimi terimidir.

  • Mersin balığı (Acipenser sturio)

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Mersin balıkları (Acipenseriformes) takımının, Mersin balığıgiller (Acipenseridae) familyasından, 5 m kadar uzunlukta olabilen, göçücü karakterli, ekonomik bir tür.

Kolan balığı hakkında bilgiler

Kolan balığı (Acipenser sturio), Atlantik mersin balığı, Baltık mersin balığı, bayağı mersin balığı olarak da bilinmektedir. Avrupa'nın en kıyılarında bulunan mersin balığı olan bir türdür. Şu anda nesli kritik tehlikedeki türler arasında yer almaktadır.

Kolan balığının kama biçimindeki baş kısmı, uzun bir noktada son bulur. Yüz bölgesinde birçok hassas bıyık bulunmaktadır. Sırt yüzgeçleri geriye doğru uzanır. Karın bölgesi sarı, arka bölümler ise kahverengimsi-gri bir renkte bulunmaktadır.

Kolan balığı tanımı, anlamı:

Mersin : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. Mersingillerden, Güney ve Batı Anadolu dağlarında yetişen, yaprakları yaz kış yeşil kalan, gıda ve parfüm sanayisinde ham madde olarak kullanılan, meyvesi murt adıyla bilinen, esansı çıkarılan, beyaz çiçekli, güzel kokulu bir ağaç, mersin ağacı, sazak (Myrtus communis).

Kolan : Yünden veya iplikten yapılmış, üzeri işli ince kuşak. Dokuma, deri, kenevir vb. maddelerden yapılmış olan yassı ve enlice bağ. At, eşek vb. hayvanların semerini veya eyerini bağlamak için göğsünden aşırılarak sıkılan yassı kemer.

 

Kola : Kolalama. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata). Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek.

Bilinmek : Bilme işine konu olmak, anlaşılmak, öğrenilmek.

Avrupa : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Kıyı : Sahil. Kenar, periferi. Kara ile suyun birleştiği yer. Issız, tenha yer.

Kritik : Ciddi. Nazik. Eleştiri.

Tehlike : Büyük zarar veya yok olmaya yol açabilecek durum, muhatara. Gerçekleşme ihtimali bulunan fakat istenmeyen sakıncalı durum.

Biçim : Herhangi bir şeyin benzeri. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz. Biçme işi. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yakışık alan şekil, uygun şekil.

Nokta : Nöbetçi, gözcü, bekçi. Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Sınır, derece, radde. Orta nokta. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Yer. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Nöbetçi bulunan yer. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm.