Kolloit kireçlenmesi nedir, Kolloit kireçlenmesi ne demek

Kolloit kireçlenmesi; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kanda kalsiyum ve fosfor düzeyleri normal olmasına karşın, tiroit foliküllerindeki kolloidin içerisinde kireç tuzlarının birikmesi. Herhangi bir hastalıkla ilişkili değildir.

Kolloit kireçlenmesi tanımı, anlamı

Kire : Altında killi ve kireçli tabaka bulunan yerler. Bağ yetiştirilen beyaz topraklı yerler. Taşlı yerler. Para ile ormandan odun taşımak : Uşaklara söyle sabah kireye gideceğiz. Kır

Kireçlenme : Kireçlenmek işi. Organik dokuların içinde kireç birikmesi durumu. Organik dokularda kalsiyum tuzlarının birikmesi sonucu biçimlenen sertleşme, kalsifikasyon.

Kollo : Kuyruksuz köpek.

Kolloit : Yarı geçirgen zarlardan kolayca geçemeyen yüksek molekül ağırlıklı büyük moleküller. Çözücü sıvıda küçük tanecikler durumunda dağılmış madde. Tiroit folikülünde bulunan jel benzeri madde, tiroit kolloit. Jelatine benzer, tutkalımsı. Tutkal kıvamında madde. Tiroit bezi foliküllerini dolduran jel kıvamındaki madde; tiroit bezi salgısı. Partikül büyüklüğü nanometreyle mikrometre arasında olan, sıvı içinde dağılmış, zamk veya jelatin niteliğinde mikroskobik parçacıklar.

Kireç : Mermer, tebeşir, kireç taşı, alçı taşı gibi birçok taşın özünü oluşturan kalsiyum oksit, (CaO). Kalsiyum hidroksit, Ca(OH).

 

Kalsiyum : Atom numarası 20, atom ağırlığı 40,80, yoğunluğu 1,55 olan, 845 °C'de eriyen, kireç ve alçının birleşimine giren, sarımtırak beyaz bir element (simgesi Ca).

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

İlişkili : İlişkisi olan.

Hastalı : Hastalıklı.

Folikül : Küçük kese şeklindeki yapı. Ovaryumda oositi saran bir grup hücre. 3.Graaf, Graff folikülü. 4.Saçın dibinde bulunan hücrelerin meydana getirdiği yapı. Küçük kese biçimindeki yapı. Memelilerde yumurtalıkta bulunan ve olgunlaşmış yumurtayı saran kesecik. Saçın dibinde bulunan hücrelerin meydana getirdiği yapı. Yumurtalıkda, içerisinde yumurtanın geliştiği, gelişme aşamalarına göre büyüklüğü değişen, içi sıvı dolu, boşluğu bulunan küresel yapı.

Birikme : Birikmek işi.

Tiroit : Tiroit bezi.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Karşın : Bir şeyin gerekenin veya mantığın tersine olarak yapıldığını anlatan bir söz, rağmen.

Normal : Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun. Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum. Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme.

Fosfor : Atom numarası 15, atom ağırlığı 30,97, yoğunluğu 1,83 olan, yarı saydam, bal mumu kıvamında, karanlıkta ışıldayan, sarımsak kokulu, zehirli bir element (simgesi P).

 

Tuzla : Kıyılarda, tava denilen havuzlara deniz veya göl suyu akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer, memleha. İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. Davarlara kırda tuz verilen düz, taşlık ve kayalık yerler. Tuzlak.

Folik : Kabak ekilen çukur. Su kabağı.

Kanda : Değirmen bendi. Nerede, nereye.

Diğer dillerde Kolloit kireçlenmesi anlamı nedir?

İngilizce'de Kolloit kireçlenmesi ne demek ? : colloid calcification