Korpus hemorajikum nedir, Korpus hemorajikum ne demek

Korpus hemorajikum; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Yumurtlamadan sonra ovulasyon çukurcuğunda, sarı cisim oluşumunun başlangıç evresindeki kanlı yapı.

Korpus hemorajikum anlamı, tanımı

Hemo : Kana işaret eden ön ek, hemosiyanin, hemoglobin gibi

Hemoraji : Kanama.

Hemorajik : Kanamayla ilgili, kanama gösteren. Kanamayla ilişkili olan, kanamalı.

Korpus : Konu külliyatı.

Sarı cisim : Yumurta bırakımından sonra parçalanan folikülün değişerek meydana getirdiği genellikle sarı renkli yapı. İki yaşamlılarda (Amphibia) eşey hücrelerinin oluşumunda ve kış uykusu sırasında besin sağlamada görevli bir yapı. Korpus luteum. İki yaşamlılarda eşey hücrelerinin oluşumunda ve kış uykusu sırasında besin sağlamada görevli bir yapı, korpus luteum. Ovaryumda ovulasyon sonrası stratum granulozum ve teka interna hücrelerinden biçimlenen, progesteron hormonu salgılayan, iri çok köşeli granüloza lütein hücreleriyle küçük teka lütein hücrelerini içeren sarı lipokrom pigmenti içeren iç salgı organı, korpus luteum. Döllenme sonucu ovaryumda oluşan sarı cisme korpus luteum graviditatis, döllenme olmayan durumlarda ovaryumda oluşan sarı cisme korpus luteum siklikum adı verilir. Gebeliğin sona ermesi ve yeni bir siklusun başlamasıyla korpus luteumun yerinde beyazımsı korpus albikans adı verilen sikatriks dokusu biçimlenir.

 

Yumurtlama : Yumurtlamak işi.

Başlangıç : Bir iş, bir dönem, bir hayat vb.nin ilk bölümü. Ön söz, giriş, mukaddime.

Ovulasyon : [Bakınız: yumurta bırakımı]. Yumurtlama.

Çukurcu : Bolu şehrinde, Gerede ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Oluşum : Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.

Yumur : Verimsiz toprağı kiraya verenin, karşılığında aldığı tohum kadar ürün. Hayvanlarda, midenin bir parçası.

Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Cisim : Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey. Gövde, beden, vücut.

Çukur : Çevresine göre aşağı çökmüş olan yer. Mezar. Çene ve yanaktaki gamze.

Kanlı : Kan bulaşmış. Kanı yoğun olan, demevi. Kan dökülmesine neden olan. Kanlanmış olan. İsteyerek kan dökmüş olan (kimse), hunriz, katil. Kan davasında taraf olan kimse. Kanı olan.

Sarı : Yeşil ile turuncu arasında bir renk, limon kabuğu rengi. Soluk, solgun. Bu renkte olan.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Evre : Bir olayda birbiri ardınca görülen, bir işte birbiri ardınca beliren, gelişen değişik durumların her biri, aşama, safha, merhale.

Ovul : Erkek çocuk.

Diğer dillerde Korpus hemorajikum anlamı nedir?

İngilizce'de Korpus hemorajikum ne demek ? : corpus haemorrhagicum