Kovuk ışınımı nedir, Kovuk ışınımı ne demek

Kovuk ışınımı; Astronomi alanında kullanılan bir sözcüktür.

Astronomi'deki terim anlamı:

Aldığı bütün ışınımı soğuran (soğurma katsayısı -1 olan) kovuğun, yaptığı ışınım. Bu durumda salma katsayısı ışınım yeğinliğine eşittir.

Kovuk ışınımı anlamı, kısaca tanımı

Işın : Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti, şua. Işın etkin özdeklerin saçtıkları alfa, beta, gama ışınlarından her biri. Bir noktadan çıkıp sonsuza giden yarım doğrulardan her biri. Belli bir doğrultuda giden tanecikler ya da erke demeti. Isı ya da ışık erkesinin yayılma doğrultusunu gösteren çizgi. Bir çemberin ya da bir yuvarın özeğinden dışa doğru uzanan çizgilerden her biri. [Bakınız: ışık ışını]. Belli bir doğrultuda,giden parçacıklar ya da erke demeti. Bir doğru üzerindeki bir P noktası ile söz konusu doğru üzerinde P nin bir yanında kalan tüm noktaların oluşturduğu küme. Anlamdaş. yandoğru. Herhangi bir ışınım kaynağından çıkarak herhangi bir yöne giden bir ışınımın izlediği doğru. Bu ışınımın kendisi. Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne dağılıp giden ışık demeti

Kovu : Çekiştirme, yerme, kötüleme, dedikod. Çukur ve bataklık yer. Dedikodu, yergi. [Bakınız: kov].

Işınım : Işın veya tanecik yayımı, ışıma, radyasyon. Isının, bir kaynaktan ışın ve dalga hareketi yoluyla yayılması, ışıma, radyasyon. Uzayda yayılan bir dalgayı oluşturan ögelerin bütünü, ışıma, radyasyon. Bir enerjinin ışık demeti durumunda yayılması, ışıma, radyasyon.

 

Kovuk : Bir şeyin oyuk durumunda bulunan iç bölümü.

Işınım yeğinliği : (bir kaynağın, bir doğrultuda) : Bir kaynak ya da bir kaynak parçacığınca, ekseni belirli doğrultuda, sonsuz küçük bir koni içine yayımlanan ışınım akısı (erke akısı)nın, bu koninin oylum açısına bölümü. bk. ışık yeğinliği. Işınım yapan bir kaynağın (yıldızın) birim yüzeyinden çıkan ve yüzeye dik doğrultuda, birim uzay açısında yayılan erke.

Soğurma : Soğurmak işi, absorbe. Bir ortamın ışık enerjisini belli nicelikte emmesi olayı.

Katsayı : Bir niceliğin kaç katı alındığını gösteren sayı, emsal. Bir yasayı anlatan formülün yazılışında yer alan, değişmeyen sayı. Cisimlerin fiziksel özelliklerini belirten değişmeyen büyüklükler.

Salma : Salmak işi. Kuşların üretilmesine ayrılan oda. Pirinçle pişirilen bir yemek türü. Başıboş gezen (hayvan). Bazı yerel giysilerde kolun yeninden sarkan kumaş parçası. Sürekli akan (su). Osmanlı Devleti'nde kol gezen kolluk eri. Genellikle köylerde işlerin görülmesi için ihtiyar heyetinin kararıyla her evden toplanması gereken para.

Katsa : Kürek. Fıçı.

Yeğin : Zorlu, katı, şiddetli. Baskın, üstün, iyi.

Bütün : Eksiksiz, tam. Bozuk olmayan (para). Birlik, tamlık. Parçalanmamış. Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

 

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Yeği : Kız babasına verilen başlık.

Aldı : “söylemeye başladı” anlamında kullanılan bir söz.

Eşit : Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi. Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse).

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Diğer dillerde Kovuk ışınımı anlamı nedir?

İngilizce'de Kovuk ışınımı ne demek ? : black-body radiation