Kuduzböceği nedir, Kuduzböceği ne demek

Teknik terim anlamı:

Hekimlikte yakısından yararlanılan, 2 cm. boyunda, kınkanatlı, parlak yeşil böcek türü; İspanya sineği, kunduzböceği, yakı sineği.

Kuduzböceği anlamı, tanımı

Kudu : Ağzı dar çömlek, güveç. Hırsız. Çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasından, 250 cm kadar uzunlukta, 170 cm kadar yükseklikte, kül kahverengi olup, yanları beyaz çizgili, Afrika'da yaşayan bir tür. (Strepsiceros strepsiceros) Çift-parmaklılar (Artiodactyla) takımının boynuzlugiller (Bovidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 250, yükseliği 170 cm. Kül-kahverengi olup yanları beyaz çizgilidir. Afrikada yaşar

Kuduz : Köpek, kedi, tilki vb. memeli hayvanlardan ısırma, tırmalama veya salya yolu ile insana geçen, genellikle çırpınma, sudan korkma şeklinde beliren, zamanında aşı yapılmazsa ölümle sonuçlanan hastalık. Azmış. Bu hastalığa yakalanmış.

Böcek : Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.

Parlak yeşil : Formülü C27H34O4N2S, mol kütlesi 482,6 g olan, pH 2’de sarıdan yeşile dönen bir indikatör olup su ve alkolde çözünür.

 

Kınkanat : Kınkanatlılar dizisine bağlı böceklerin, gövdeyi korumakla görevli ve çok sert yapıda birinci çift kanatları.

Hekimlik : Hekim olma durumu.

İspanya : Boyacılıkta kullanılan tebeşir tozu.

Kunduz : Kemirgenlerden, kuyruğu geniş ve yassı, art ayak parmaklarının arası perdeli, ağaçları kemirerek beslenen, su kıyılarında yaşayan, yuvalar ve su setleri kuran, postu değerli bir hayvan, kastor (Castor fiber).

Parlak : Parlayan, ışıldayan. Temiz ve ışıklı. Göze çarpacak kadar başarılı. Yüzü güzel (oğlan).

Yeşil : Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk. Olmamış, ham (meyve). Kurumamış, taze (sebze), kuru karşıtı. Bu renkte olan.

Parla : “Işık saç, ışılda, ün kazan, tanın” anlamlarında kullanılan bir isim”.

Kundu : Atın karnındaki yavru.

Boyun : Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer.

Yarar : Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Çıkar. Yarayan, elverişli, uygun.

Hekim : İnsanlardaki hastalıkları teşhis ve onları ilaçlarla veya bazı araçlarla tedavi eden kimse, doktor, tabip.

Sine : Göğüs. Gönül, yürek. Bağır, iç.

Yeşi : Bir at rengi.

Yakı : Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp deri üzerine uygulanan, beden ısısıyla vücuda yapışan eczalı parça.

Kınk : Bir şeyin bittiği yer, son.

Diğer dillerde Kuduzböceği anlamı nedir?

İngilizce'de Kuduzböceği ne demek ? : blister-fly