Kuramak nedir, Kuramak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Taşınmaz mal, mülk.

İki parçayı birbirine dikerek eklemek.

Kuramak anlamı, kısaca tanımı

Kura : İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme. Kime veya neye isabet edeceği önceden belli olmayan bir çekimle sonucu belirleme

Kuram : Uygulamalardan bağımsız olarak ele alınan soyut bilgi. Sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünü, nazariye, teori. Belirli bir konudaki düşüncelerin, görüşlerin bütünü.

Kurama : Türkistan'da yaşayan bir topluluk ve bu topluluktan olan kimse.

Taşınmaz : Taşınamayan. Ev, tarla vb. taşınamayan mülk, gayrimenkul.

Mal mülk : Her türlü taşınır ve taşınmaz maddi varlık.

Taşınma : Taşınmak işi.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Eklemek : Bir şeyi ekle tamamlamak, ulamak, ilave etmek. Bir şeyi ek olarak kullanmak.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Ekleme : Eklemek işi. Eklenmiş.

Eklem : Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal.

Diker : Aksi, ters kimse.

 

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).

Mülk : Ev, dükkân, arazi vb. taşınmaz mal. Devletin egemenliği altında bulunan toprakların bütünü, ülke. Vakıf olmayıp doğrudan doğruya birinin malı olan yer veya yapı.

İki : Birden sonra gelen sayının adı. Birden bir artık. Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı.

Mal : Bir kimsenin, bir tüzel kişinin mülkiyeti altında bulunan, taşınır veya taşınmaz varlıkların bütünü. Esrar. Bayağı, aşağılık, kötü kimse. Alınıp satılabilen her türlü ticaret eşyası, emtia. Büyükbaş hayvan. Orospu.

Diğer dillerde Kuralsızlaştırma anlamı nedir?

İngilizce'de Kuralsızlaştırma ne demek ? : deregulation