Kutucu usta nedir, Kutucu usta ne demek

Kutucu usta; Tarih alanında kullanılan bir sözcüktür.

Tarih terimi olarak anlamı:

Sarayın harem bölümündeki sultanlarla kadın ve ikballerin giyim ve süslenmeleriyle ilgili karavaş.

Kutucu usta tanımı, anlamı

Kutu : İnce tahta, mukavva, teneke, plastik vb.nden yapılmış, genellikle kapaklı kap. Bir kimsede, bir yerde, bir şeyde iyi veya kötü bir özelliğin fazlalığını belirten bir söz. Bu kabın alabildiği miktarda olan. Elektrik veya telefon tellerinin toplanıp bağlandığı kap

Kutucu : Kutu yapan veya satan kimse.

Usta : Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse. Osmanlı Devleti'nde saraydaki cariye ve hizmetlilerin kıdemlisi. Akıl veren ya da öğreten kimse. Eli uz, işinin eri, becerikli, mahir. Zanaat öğreticisi. Zanaatçılar için unvan.

Sultanlar : Kahramanmaraş ilinde, Pazarcık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Süslenme : Süslenmek işi.

Karavaş : Savaşta tutsak edilen veya satın alınan kadın köle.

Sultan : Müslüman, özellikle Sünni hükümdarların kullandıkları unvan, padişah. Bektaşi azizi. Belli bir alanda en üst düzeyde olanlar için kullanılan bir söz. Padişahların erkek ve kız çocukları ile anne ve eşlerine verilen unvan.

Karava : İvecenlik.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

 

Giyim : Giyme işi. Giyme biçimi. Giysi.

Saray : Hükümdarların veya devlet başkanlarının oturduğu büyük yapı. Van iline bağlı ilçelerden biri. Tekirdağ iline bağlı ilçelerden biri. Kamu işlerinin yürütüldüğü büyük yapı. Devlet başkanı ve çevresi. Görkemli ve gösterişli yapı.

Sulta : Otorite. Yetke.

Harem : Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan bölüm, selamlık karşıtı. Karı, eş. Bu bölümde oturan kadınların hepsi.

Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

İkbal : Baht açıklığı veya yüksek bir makama, duruma erişmiş olma durumu. İstek, arzu. Odalık.

Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan. Hizmetçi bayan.

Bölü : Bölme işlemini gösteren “/” veya “:” işaretlerinin okunuşu, taksim. Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu. Böyle.

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

Hare : Bazı nesne, canlı, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş, dalgır. Üzerinde dalgalı çizgiler bulunan kumaş. Yeni yapılmış olan duvarların arasına harçla birlikte doldurulan taş parçaları.

 

İlgi : İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.

Diğer dillerde Kutu sahne anlamı nedir?

Almanca'da Kutu sahne ne demek ? : gckkastenbühne