Körek nedir, Körek ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Kapı kilidi, kapı mandalı.
Baldıran otu.
Baldıran otunun kurumuş gövdesi.
Körek anlamı, kısaca tanımı
Köre : Karınca yuvası. Demirci körüğünün, kömürlerin yandığı bölüme açılan deliği. Tahıllarda görülen sürme hastalığı. Karınca kümesi. Kuru egzama, temriye. Yuva: Karınca köresi. Üzüm türü
Köreke : İğ, kirmen. Yumuşak taş. Güveyi.
Körekem : Bursa şehri, Söğütalan nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Köreken : Güveyi. Kütahya şehri, Tavşanlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
Körekmek : Bağ, bahçe bakımsızlıktan kurumaya yüz tutmak. Bir şey işe yaramaz hale gelmek. Bir ailenin şansı azalmak, kötüye gitmek. Ateş ya da ışık yavaş yavaş sönmeye yüz tutmak. Kaynak, suyu azalarak kurumaya yüz tutmak.
Kapı mandalı : Kapının kapalı tutulmasına yarayan demir veya tahtadan araç.
Baldıran : Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen zehirli bitkilerin ortak adı, ağı otu, baldırgan (Conium maculatum). Bu bitkiden çıkarılan zehir, baldırgan.
Mandal : Kapı vb. şeyleri kapalı tutmaya yarayan, döner tahta veya metal parça. Ut, kanun, keman vb. çalgıların tellerini geren düğme. Evlek. İpe serilen çamaşırı tutturmak için kullanılan yaylı kıskaç.
Baldır : Bacağın dizden ayak bileğine kadar olan bölümü, incik. Bu bölümün yumuşak ve şişkin olan arka tarafı.
Manda : Geviş getirenlerden, derisinin rengi siyaha yakın, uzun seyrek kıllı bir hayvan, su sığırı, camız, kömüş (Buffelus). Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra bazı az gelişmiş ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Birleşmiş Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere verilen vekillik.
Kilid : Kilit.
Kurum : Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese.
Gövde : Bir şeyin asıl bölümü. Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm.
Otun : Evvelki gün. Odun.
Kili : Bağ ve bahçe duvarı. Tarla sınırı. Kabuksuz ceviz. Eşyanın ince, zayıf kısmı. Dört ölçek : Beş kili buğdayım var. Sonra.
Kuru : Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.
Kapı : Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân. Ev gezmesi için gidilen yer. Devlet dairesi. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Gidere yol açan gereksinim.
Otu : Otur.
Diğer dillerde Körebe yansıtma yöntemi anlamı nedir?
İngilizce'de Körebe yansıtma yöntemi ne demek ? : graphomotor projectiv techniques

Bu kısımda Körek nedir? Körek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Körek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Körek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.