Lağımcı nedir, Lağımcı ne demek

Lağımcı; tarih, Tarih alanlarında kullanılan bir kelimedir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Pis su kanallarını açıp temizleyen işçi
  • Düşman kalelerini yıkmak için lağım kazan asker.

Tarih terimi olarak anlamı:

Düşman kalelerini havaya uçurmak için lağım kazan asker sınıfı.

Lağımcı anlamı, kısaca tanımı

Lağım : Bir yerleşim merkezinde pis suların akıp gitmesi için yer altında açılmış kanal, geriz. Düşmanın kale duvarlarını yıkmak veya düşman ordugâhına zarar vermek amacıyla, düşman siperlerine doğru yer altından açılan dar yol

Lağımcı ocağı : Önceleri yeniçeri örgütünde lağım kazarak kale duvarlarını havaya uçurma ile görevli, sonraları bugünkü istihkâm birliğine denk duruma getirilen ağa bölüğü.

Lağımcıbaşı : Timarlı lağımcıların komutanı.

Lağımcılık : Lağımcının yaptığı iş.

Uçurmak : Uçma işini yaptırmak. Gizlice alıp gitmek. Hızlı götürmek, hızlı sürmek.

Uçurma : Uçurmak işi.

Yıkmak : Kurulu bir şeyi parçalayarak dağıtmak, bozmak, tahrip etmek. Yıkımına yol açmak, mahvına sebep olmak. İnsan, hayvan ya da ağaç devirmek. (-i, -e) mec. Herhangi bir suç, iş vb.ni birine yüklemek. Yük indirmek. Bir yana eğmek. Birine yüklemek.

 

Düşman : Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı. Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları. Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.).

Pis su : Kirlenmiş su. Ayakyolu, banyo, mutfak vb. yerlerden gelen kirlenmiş, suların karışımı, lağım suyu.

Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.

Temiz : Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, münezzeh, hijyen, hijyenik. Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde. Sabıkasız. Ahlakça lekesiz, necip, nezih. Özenle yapılmış. Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan.

Yıkma : Yıkmak işi.

Havay : Tahıl ölçeği. Bir tenekelik tahıl ölçeği.

Asker : Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.

Kanal : Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol.

 

Kazan : Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Sını : Ağaçtan yapılmış yayık. “Tuluhdan, sınısıdan yayduh.”. Sini, yemek sofrası.

İşçi : Başkasının yararına bedenini, kafa gücünü veya el becerisini kullanarak ücretle çalışan kimse. Toplu olarak yaşayan böceklerde üreme yeteneği olmayan, topluluğun işlerini gören dişi veya erkek.

Diğer dillerde Lağım sineği anlamı nedir?

İngilizce'de Lağım sineği ne demek ? : latrine fly